Eda

Eda
@edrae
İşte o zaman ateşten geçip çabucak sana gel­mek istedim. Yüzünde bir yer açılmıştı, kendimi sığdırabileceğim.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Hiç olmazsa bir kerecik “gözüm” diyerek sevsen beni, alnında bir yere koysan billur cismimi, bir sürü çerçeveler bulsak seninle, yağ­malamadan muhafaza etsek şeyleri, itham ve iltifat etmeden son­suzluğunu bulsak saliselerin; alelade ya da özel, kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek, baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte ve bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek, ne güzel olurdu. Yeter ki iste, sana feda olsun gözüm.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Edebiyat
Seni fark ettiği an geniş bir gülümseme kaplı­yor yüzünü. Sadece ağzıyla değil, burnuyla, alnıyla, yük çeken omuzlarıyla beraber, bütün mahalleye yayılan bir arzuyla gülüm­süyor. Güzel bir ülkeye bakıyor sanki. Gözlerinde pırıltılı bir sadakat. Bu kusursuz an gelip geçtiğinde iyileşmeyecek bir yara açılı­yor içinde. Elinde fotoğraf makinesi, nereye gidersen git bu gülü­şü asla yakalayamayacağını henüz bilmiyorsun.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Edebiyat
Sanmak... ne harikulade bir şey. Bir şeyin olma veya olma­ma olasılığını aynı anda benimseyip olabileceğine daha çok inan­mak ne tılsımlı bir düşünüş. Sandığın her neyse onu gerçekleştiri­yorsun. Bahçede dolanan kadın yerine daha hakiki bir sanrı istiyor­san, bir cesaret bana dön yüzünü. Kafanın içindeki boğuk mırıltı­nın sahibini gör artık. Eve vuran güneş ışınlarının arasında kalan alacalı gölgeler içinde bul beni. Korkudan matlaşmış gözlerime bak. Sanmış olduğun her şeyi bir bir anlatayım sana.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Edebiyat
“Anlamıyor musun! Bu taş bir ağırlık değil, aramızdaki yakınlığın ve uzaklığın timsali, seni benimle, beni se­ninle ölçen misalin ta kendisidir.”
Sayfa 56·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam