Günler geçiyordu bu uykuyla uyanıklık arasında. İnsan hiçbir şeylere aldırmamaya başladı mı. Ne kendi durumunu, ne de bütün durumları, üstünde durulmaya değer bulmadı mi? Bir kış uykusudur ki hiçbir yaz sökemez.
Tezer Özlü, Çocukluğun Soğuk Geceleri'nde dış mekanlara bağlı güçlü bir kadın karakter betimlemesi yapar. Karakter, yaşadıkları semtin neredeyse tüm sokaklarını, dükkanlarını ve evlerini biliyor; evden ziyade dişarıda, sokakta vakit geçirmeyi, umursamazca yürümeyi, her yeri karış karış gezmeyi seviyordur. Kendi deyişiyle" kesik burunlu otobüsler"i gorünce, büyük kentlere seyehat eden insanlara imrenir, bir gün tıpkı onlar gibi uzak dünyaları ve farklı kültürleri tanımayı diler.