Aktörlük Sanatı, Sanat Kuramları, Görme Biçimleri
_Medeniyet, insanların ne kadar para kazandığıyla ya da kaç tane lüks arabaları olduğuyla ölçülmez. Medeniyetin para birimi Sanat’tır. Sanat aristokrattır ve sanatla uğraşan kimseler de yükselerek seçkinleşirler. Müzelerimizde ve kütüphanelerimizde korunan da sanatın ta kendisidir. Sanat Müzesi'ni ziyaret ettiğinizde göreceğiniz, insanların
Edvard Munch - Çığlık
'Çığlık', korkan, umutsuz ve karamsar bir insanın yüzüne verdiği ifadedeki mükemmelliğiyle dikkat çeker. Doğanın çığlığı olarak da anılan eserde ressam, gün batımı esnasında, trabzanlara yaslanmış insanın, doğanın sesini duyduğu andaki ifadesini resmeder.
Reklam
...Ve aşk, ölüm demektir. Kışın gelişi, grinin güçlenişi, sarının solgunluğu, mavinin en koyu tonu, siyahın yok edişidir. Önce aydınlattığı hayatı ansızın karartandır. Birine ya da bir şeye duyduğumuz aşk, olanca yaşam enerjimizi ve motivasyonumuzu bir vampir gibi emebilir. İçimizdeki gücü onunla yitiririz. Sınırlarımıza hapsoluruz. Kendimizi kaybederiz. Kadından, erkekten, hayvandan, sanattan, doğadan ve Tanrı'dan ırak düşebiliriz. İçimize attıklarımızın yüküyle ezilir, Edvard Munch gibi çığlık çığlığa bağırsak da deva bulamayabilir, mutsuzluğumuzu yurt belleriz. Van Gogh kadar deli, Caravaggio kadar saldırgan, Dali kadar megaloman olabiliriz. Leonardo kadar kararsız, Michelangelo kadar huysuz, Raffaello kadar eksik hissedebiliriz. Sevdiğimizi bu aşkla tüketmek, her şeyi yok etmek isteriz. Goya'nın figürleri kadar mutsuz, Franz von Stuck in figürleri kadar karanlık olabiliriz. Picasso kadar kırıcı, Schiele kadar hoyrat, Jacque Louis David kadar katı olabiliriz. Aşk sizinle biri ya da bir şey arasında oluşan muazzam bir dengesizlik, önü alınamaz bir uyumsuzluk hâlidir. Ne zaman yere çakılacağınızı dahi kestiremediğiniz sonsuz bir düşüş, mutsuz bir sondur...
Edvard Munch (1863-1944) özellikle Çığlık isimli tablosuyla tanınmış Norveçli ekspresyonist ressamdır Ruhsal ve duygusal konuları işlediği resimleriyle tanınmıştır. Alman dışavurumculuk akımının gelişmesine önemli katkıları oldu. Başlangıçta resimlerinde egemen olan içe dönük ve karamsar havanın yerini, yaşamının son yıllarına doğru yaşama sevinci almıştır. Hayatın Frizleri adlı serinin bir parçası olan Çığlık (1893; ilk adı ile Umutsuzluk), tablosunda Munch hayat, aşk, korku, ölüm ve melankoli gibi öğeleri işledi. Diğer pek çok eserinde olduğu gibi bunun da birçok versiyonunu yaptı. 1994 ve 2004 Yıllarında iki versiyon çalındı, her ikisi de tekrar bulunmuştur. 2012 yılının Mayıs ayında Çığlık Tablosu 119.9 milyon dolara satılarak, açık arttırma yoluyla satılan en pahalı sanat eseri olarak tarihe geçti.
Çığlık için;
''İki arkadaşım ve ben bir patikada yürüyorduk-güneş batıyordu-gökyüzü aniden kan kırmızısına dönüştü-bitkin düştüğüm için durakladım ve bir çite yaslandım -mavi siyah fiyortun ve şehrin üzerinde ateşin dilleri ve kan vardı-arkadaşlarım yürümeye devam ettiler bense korku içinde titreyerek orada kaldım-ve doğanın içinden gelen sonsuz bir çığlık duydum.'' Edvard Munch
İlk kez bi sanat eseri bu kadar güzel anlatılmış <3
Edvard Munch gökyüzünün çığlık attığını işitti. Gökyüzü çığlık attığında, alacakaranlık başlayalı bayağı olmuştu ama güneş ufuktan yükselen ateş dillerinde hâlâ direniyordu. Munch bu çığlığın resmini yaptı Bugün tablosunu gören herkes kulaklarını tıkıyor. Yeni yüzyıl çığlık atarak doğuyordu.
Sayfa 264 - Sel YayınlarıKitabı okudu
Reklam
73 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.