Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... Içimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... Içimizde şeytan yok. Içimizde aciz var, tembellik var, iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha da korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak ihtiyadı var...
Isteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum.
Insanların en zayıf tarafları; sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır.