saatlerce mi asırlarca mı yoksa bir an mı şu an mı,zaman gerçekten de şimdiki zaman mı? ne kadar çok yürürsem o kadar çok uzaklaşacağım bir gerçekliğin içinden geçip varacağım bir hayalin belki peşindeyim belki ötesinde belki de çok ama çok gerisinde
ne doğumumuz ne ölümümüz ne de doğumla ölüm arasında can çekişerek sürdürdüğümüz hayatlar bize ait
başkalarının isteklerinden doğuyor başkalarının istediği gibi yaşıyoruz
içinde yaşanan bir mekanla içinde yaşanmayan bir mekan yüz yılı aşkın süredir karşılıklı dimdik duruyolar
ben tam ikisinin ortasındayım
her şeyin tam ortasındayım
ölümün doğuma doğumun ölüme varan kadim çemberi yanı başımızda ardımızda göğsümüzde insanlığın bugüne dek yaşadığı ne kadar acı varsa tümünü kanırtarak ve bizim varlığımızı külliyen yok sayarak bir kez daha tamamlanıyor