Kaybedip keybettiğimize ayamayan bir nesildik biz, hadi aysak da kaybetmemiş gibi yapabilecek kadar kaymıştı şirazemiz. Hiçlikle terbiye edilmiş, hiçlikle telef olmuştuk. Ruhumuza el Fatiha !
Umut bir sarmaşık içimizde, her an budansa da bir taraftan da gizli gizli suluyor, onu güneş gören pencere önlerine koymayı ihmal etmiyorduk. O da durmuyor, yavaş yavaş sarıyordu bütün bedenimizi.