Elif Elvarag

Elif Elvarag
@eelvarag
Silahlar yerine kelimelere sarılın.
İçerik Yazarı
Filolog
İstanbul
İstanbul, 26 Mayıs
7 okur puanı
Ocak 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ithaki Yayınları , karantina günleri boyunca her gün iki öyküyü ücretsiz yayınlıyor. Ben fikri çok beğendim, instagram hesaplarından detaylı bilgi edinip, hikayeleri okuyabilirsiniz.
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
''Bana gururlu şeyler söyle: Mutlu hikayeler, Huzurlu güzellikler.. Bilirsin işte öyle şeyler, Umudu anlat, İnancı. '' Furuğ Ferruhzad
1000Kitap
Gözünüz aydın
Hadi gözünüz aydın. Kız bebek. Eksik. Allah uzun ömür versin bir dahaki sefere umarım oğlan olur, üzülme. Biraz büyüsün, Ev işlerininde artık yardımcın var. Kız çocuk top peşinde koşmaz. Ayıp. Al, mutfak seti hadi yemek yap. Bak oyuncak bebeğin. Biberonu da burada, besle onu. Kız kısmı ağaca tırmanmaz. Ayıp. Elin iş tutsun, havlu kenarı yap. Yatak kan olmuş, abin görmeden temizle. Ayıp. Eteğinin altına tayt giy. Bacaklarını kapatarak otur. Ayıp. Ödevini sonra yaparsın, kardeşlerin ağlıyor. Okuyup ne yapacaksın ki. Edepli ol, babana laf getirme. Çalışıp ne yapacaksın, kız kısmının çalışmasına ne hacet. Bak koca adayın burada. Aileler anlaştı, bir yastıkta kocayın. Düğünde çok gülme, hevesli derler. Kocanı mutlu et. Bir dediğini iki etme bak hadis ne diyor. ‘’Elin hamurda olsa, kocan çağırdı mı mecbur.’’ Hamile kısmı bol giyer. Öyle karnını gösterme. Ayıp. Hadi gözün aydın bir kızın oldu. Kız bebek. Eksik. Allah uzun ömür versin bir dahaki sefere oğlan olur, üzülme.
İlişkiler
Ait'siz
Göz yaşı ne renk? Siyah mı? Kırmızı mı? Acı ne demek? İnsanın canını ne acıtır? Hatırlıyorum kendimi. Sadece ben varım. Esen rüzgarın mırıldandığı bir şarkıyım ben. Ruhum var ama bedenim yok. Anlatacak hikayelerim, söylenecek şarkılarım var. Hatırlamıyorum geçmişi, bugünü, geleceği de. Eve geldiler, şarkı söylüyordum. Mutluluğun ne olduğundan emin olmadan paylaştım insanların üzgün sevinçlerini. Üzüntüleri beni çevrelerdi. Onların kederi, dudaklarıma tebessüm, sesime engel oldu. Sonradan sessizleştim ama gülümsedim. Süslediler beni beyazla. Saçlarıma boncuklar taktılar, şarkılar söylediler ertafımda. Annem geldi. saçlarımı taradı usulca. Kahverengi saçlarımı. Tek kelime etse binbir parçaya ayrılacak değerli bir hatıra gibi tutuyordu parmaklarının arasında. Anne eli değdi saçlarıma, yumuşadılar, rahimdeki bebek gibi kıvrılıp, masumlaştı saçlarım omzumun iki yanına düşerken. Annemim gözyaşları şarkı söylüyordu, tararken onarı, sonra alnıma bir öpücük kondurdu, kırmızı örtüyle kapadı yüzümü. Ablam elime bir demet çiçek tutuşturdu özlemle, beyaz elbisemi düzeltti. Kadınlar şarkı söylemeye başladılar ağlayarak. Ağlamalarını istemezdim. Ben ağlamıyordum. Sonrası karanlık. Kapattılar tabutun üstünü. Batan güneş gibi ışıksızdım artık. Karanlıkta boncuklar sarıldılar bana, çiçeklerim ışık saçtı etrafa. Gözyaşının rengi yoktu, rüzgarın da bedeni. Benim de bedenim yoktu. Sadece şarkı mırıldanan ruhum vardı artık.