Gelişmemiş ego çok basittir, toplumsallaşmamış bir çocuk gibidir, özellikle de gamdan tasadan uzak olmayan bir çocuk gibi; hangi dilimin en büyük, hangi yatağın en yumuşak, hangi sevgilinin en yakışıklı olduğunu görmek için gözleyip duran bir çocuktur.
Öğrenmekten zevk almayanlar, yeni fikirlere ya da deneyimlerin çekimine kapılmayanlar şu an bulundukları konumu aşıp gelişemezler. Acının köklerini besleyen tek bir güç varsa, o da bu ânın õtesinde öğrenmeyi reddetmektir.
Kendimiz olmamız, çok kişi tarafından dışlanmamıza neden olur, buna karşılık baskalarının istediklerine boyun eğmemiz de kendi kendimizden sürgün edilmemize yol açar.