"Dedikoduları çıkaranlar, gayet iyi biliyorlar. İnsanoğlu duyduğu sözlere önceleri burun kıvırsa bile zamanla gönlünün acabalarla dolmasına mani olamaz. Ardından 'Var bir hakikat ki, herkes bunu söylüyor' der. Bu şekilde bulanık gönüllü kimseleri, dedikoduların esiri yapmak istiyor Sufyaniler."
Keza orduların girdiği her yere Yezid tarafından devasa camiler yaptırılmaktaydı.
"Öyle ki, bazısının kubbesi elli adam yüksekliğinde" diyerek bu camilerin ne denli heybetli olduklarına da hasseten dikkat çekmişti.
Cemaat başlarını önlerine eğmiş halde tepki vermeksizin söylenenleri dinlerken Hüseyin'in bakışları doğrudan Amr'ın üzerindeydi. Gönüller yerine sadece binalar inşa eden bir zihniyet, Allah'ın dininden bunları mı anlıyordu?
Kitap, kalemin ve yazdıklarının üzerine yemin ediyordu keza. İlahi ilmin sonsuzluğunu anlatırken yeryüzündeki tüm ağaçların kalem ve tüm denizlerin mürekkep olması halinde bile kelâmullahın yazmakla tükenmeyeceğini söylüyordu.