Hangi televizyon programını seyredeceğiniz, hangi arabayı alacağınız, ne zaman terfi edeceğiniz, hangi üniversiteye gideceğiniz gibi saçma sapan şeyleri saplantı haline getiriyor, yaşamda öylece yuvarlanıp gidiyorsunuz. Asıl sormanız gerekenler dışında, yaşamınızdaki tüm ıvır zıvırla derinlemesine ilgileniyorsunuz. Ya asıl sorular?
Aya öfkelenmişim ben,
işte böyle kapkaranlık bir gece olmuşum
Padişaha kızmışım,
çırılçıplak bir yoksul olmuşum.
Güzeller sultanı gel demiş
evine çağırmış beni.
Ben bir yolunu bulmuşum,
yola baş kaldırmışım.
Sevgilim baş çeker, naz ederse,
gamlara atar, kararsız korsa beni,
bir kez olsun ah demem, inad için
Ah'a da kızmışım ben.
Bir bakarsın altınla aldatırlar beni o
Bir bakarsın şanla şerefle aldatırlar beni Oysa altın falan istemiş değilim ondan,
şanla şerefe hele çoktan boş vermişim
Ben bir demirim,
mıknatıstan kaçıyorum.
Bir saman çöpüyüm ben,
mıknatıslara yan çizmişim
Ben öyle bir zerreyim ki,
bütün âleme isyan etmişim
Havaya, toprağa isyan etmişim,
Ateşe, suya isyan etmişim,
Altı yöne isyan etmişim
Beş duyuya isyan etmişim.
Islaktı gözleri
İçtiği sigaradandı sanırım yaktı gözlerini
Damla damla yaşlar süzüldü yanaklarından
Maviyi çok sevdiğinden midir bilinmez
Derin bir iç çekişiyle hatırladı denizi ve gökyüzünü
Bir fırt çekti sigarasından
Geçmişin derinliklerine daldı
Bir atın yelesi gibi hatırladı söğüt ağacının sallanan uzun ve inceliğini
Hatırladı ilkokul zamanlarında salıncak gibi sallandığı söğüt ağacını
Islaktı gözleri
İçtiği sigaradandı sanırım yaktı gözlerini
Damla damla yaşlar süzüldü yanaklarından
İnsanlarla tanıştı unuttu kendini
Onların dertlerini dert edindi
Mutluluklarıyla tebessüm belirdi yanaklarında
Halini soran olmadı halini soran olmadı
Islaktı gözleri
İçtiği sigaradandı sanırım yaktı gözlerini
Damla damla yaşlar süzüldü yanaklarından
Geceler boyu aklına gelen nameler boğazında düğümlendi kaldı
Unuttu kendini unuttu kendini
Ve hep ıslak kalacaktı gözleri