Kitaba ilk başladığımda bu kadar duygusallaşıp bunalıma gireceğimi hiç düşünmemiştim. Duygularımı ve de hissettiklerimi ne kadar satırlara aktarabilirim bilemiyorum ama sadece yazacağım. İçim öfkeyle bir o kadar da hüzünle doluyken...
İki yol arkadaşının küçükte olsa hayalleri için bir yola çıkıp daha rahat bir yaşam elde etmeleri için hayallerinin peşlerinden gitmesi, ellerinden gelenin en fazlasını yapmalarının, sonunun ise elde avuçta ihanet ve hüzün olması çok zoruma gidip üzdü…
George’un zeki oluşu ve de hiç bitmeyen sorumlulukları, Lennie’nin ise naif çocuk kalbi, içinin temiz oluşu beni bir yandan kahırlandırıp üzerken bir yandan da içimi ısıttı.
Sonu hiç beklemediğim gibi bitti. Tatlı ve masum dostluğunuzun sonu böyle acı ve kahır içinde sonlanmasını hiç istemezdim…İnsan bazen mecbur kalıpta yapamayacağı şeyin olmadığını o kadar acı bir gerçekle gösterdi ki sanırım saatlerce bu gerçekle derin bir boşluğu izleyeceğim. Ne zaman gelirim kendime ya da etkisinden ne zaman çıkarım bilemiyorum. Ama tek bildiğim George’a olan öfkemin asla geçemeyeceği. Son satırlarda George için şöyle yazar ‘’Eli tir tir titriyordu…’’ sorarım ki sana; o koca bedenin içindeki o küçük ve de naif masum cana nasıl kıydın George..?
Fareler ve İnsanlar
George tabancayı kaldırdı, namluyu Lennie'nin ensesine yaklaştırdı. Eli tir tir titriyordu, ama yüzünde kararlı bir ifade vardı, silkindi ve elini sabitleştirdi. Tetiği çekti. Çıkan gürültü dağlara yükseldi, sonra aşağıda yankılandı. Lennie titredi, sonra yavaşça öne doğru kumun üzerine düştü, orada öylece hareketsiz kaldı.
İnsan yanında biri olmazsa delirir. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında olsun. Ağlamaya başladı. Sana bir şey diyeyim mi? İnsan çok uzun süre yalnız kaldı mı hastalanır, yalnızlıktan hastalanır.
O kadar çok gördüm ki ben bunu. . . Biri ötekine anlatıp durur, ötekinin duyup duymadığının ya da anlayıp anlamadığının hiçbir önemi yoktur. Konuşuyorlar ya da hiç konuşmadan karşılıklı oturuyorlardır ya, önemli olan budur işte. Karşıdakinin dinleyip dinlememesinin hiç ama hiç önemi yoktur.