Rabb'inin yeryüzündeki ikram eden eli ol dostum!
Hiçbir şeyim yok deme...
Bir güler yüzün yeter sadaka niyetine...
Kim bilir kaç kalpte yeşerecek gülüşün?
Kaç ruha nefes olacaksın, kim bilir?
Bilir misin dostum, bir gün Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir adam gelmiş:
"Ya Resûlallah, kalbimin katılığından şikayetçiyim!" demiş.
Kâinatın serveri de "Yetimin başına okşa, fakirin karnını doyur." buyurmuş.
İkram et ki kalbin yumuşasın dostum, içindeki sevgi yolunu bulup aksın.
Allah'ın sana verdiğini vermekten korkma ki ruhun incelsin.
"İkram et." demiş...
Ne güzel demiş.
Verirken yüzün aydınlansın, gülüşün yetime güneş, dula sevinç, yaşlıya hediye olsun.
Senden aldığına sevinsin, o sevinsin ki Rabb'in seni sevindirsin.
Eza etme verişinle, yüzünü dökme...
İncitme bakışınla, hâlinle kerem eyle.
Öyle nazik ol ki yolunu gözlesin verdiklerin...
Melekler yazmakla bitiremesin.
Yetimin sevinci, sayfa sayfa rahmetin olsun.
Kırılmasın âcizler, kırma Rabb'ini...
Öyle ince ol ki bir güzel sözün yetsin âleme...
Öyle hassas...
Öyle muhabbetli...
...