Acaba kişiye adû var mı devr-i zamân gibi
Adamı aldatan yoktur bu vefâsız cihân gibi
Güzellikte gelmiş miydi Misra vezir Kenân gibi
Kaftan kafa hükmeyleyen var mıydı Süleyman gibi
Cihânı feth-i bâb eden bulunmadı merdân gibi
Mağrurlanma mala mülke aklı zihni noksan gibi
Eser bir sâmi rûzigâr savurur ot saman gibi
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünyâ benim deme çekersin azâb
Hani tahtın tacın mekânın turâb
Gelir Münker Nekir sorarlar cevâb
Ezberle dersini lisan ile gel
Bu bir nasihâttır dinle hakîkat
Havaya harcetme mal ile devlet
Der Sümmânî ne ile bula sıhhat
Sana mülk olacak imân ile gel
Harman yeri ameliyesini ifa etmek için temizliğini yapmak üzere önce sulanır ve üzerindeki necasetin ve habasetin akıp gitmesi sağlanır, sonra daha ıslaklığı kurumadan, üzerine saman yayılarak üstünden loğ taşı gezdirilip pekiştirilerek temiz hale getirilir. Köyün imamı olan babamin yüksek sesle harman cemaatinin aminleri arasındaki duası ile harman yeri bereketlenirdi. Bir de, ben 5-10 yaşlarında iken, ekinlerin tam yeşerdiği bahar günlerinde, farklı zamanlarda ve aynı vakitte, sabah namazından sonra, babamın paltosunu giyip ve eline küçük Mushaf-ı Şerifini alıp kapının önünde eyerlenmiş hazır bekletilen köyün en gösterişli atına binerek, Kur’an okuya okuya köyün bütün arazisini akşam güneş batana kadar hatim indirerek dolaştığı günler aklıma geldi. Memleketimizde bu âdet hâlâ devam ediyor mu bilmiyorum. Mahsulatın afat ve musibetlerden muhafazası için bu her sene tekrarlanırdı. Kur'an'a bağlı mü'minler bu şekilde de Kur'an'a bağlılıklarını ve inançlarını ifade ederlerdi.