esra v.

Bizi sarmış bizi sarmış bizi sarmış baştanbaşa mucizesizlik İsmet Özel Zekeriya saklayan ağaç yok, ortasından biçilmek için bile. Gürül gürül kapılarını örttü mucize. Sezai Karakoç
Reklam
Sene başında online eğitim ile başlamıştık sonra yüz yüze eğitime geçtik daha sonra tekrardan online eğitim sonra yüz yüze eğitim sonra sekizler yüz yüze diğer kademeler online şimdi hepsi online. Ben mesleğimin ilk yılındayım. Bu da ilk yılımın özeti.
Yemek istediği bir şeyi başkaları kendisine bakıyor diye terk etmemelidir. Çünkü bu, yapmacık bir davranıştır. Aksine, âdeti üzere alıştığı gibi yemeli, tek başına yediğinden bir şey azaltmamalıdır. Fakat tek başına iken nefsini güzel edebe alıştırmalı ki, topluluk içinde yapmacık tavırlar a girmeyi ihtiyacı olmasın.
Sayfa 41 - Semerkand
Bir milleti köleleştirmenin en etkili yolu, benim bildiğim kadarıyla o millette yaşayan ahengi bayağılaştırmaktır. Dilini kaybeden düşüncesini kaybeder. Ama eğer ahengini muhafaza ediyorsa dilini yeniden ele geçirebilecek gücü toplayabilir. Ahengi bayağılaşmış olan millet düşüncesinin yeniden ele geçirilmesi gerektiği düşüncesine ulaşmakta bile güçlük çekecektir. Türkiye'de arabeskin zaferi ile bankerlerin zaferi birbirine paraleldir. Bugün ülkemizde işporta malı düşünceler rağbet buluyorsa, sarih ve fasih konuşmak önemini kaybetmişse, halkımızın olduğu kadar aydınlarımızın da ahengini yozlaştırılmış olmaları yüzündendir. Türkiye'de yaşayan insanları bayağı zevklere, ahengin aşağılık formlarına alıştırmak bu ülkede düşünce namus ve haysiyetini, şerefli bir hayatın dokunulmazlığını kundaklamaktan başka bir anlam taşımaz.
Sayfa 142 - tiyo
Hümanizmi diğer -izm`lerden ayıran özellik, onun insan için en faydalı olanı savunuyor olması değildir. Gerçek anlamda hümanizmden söz edebilmek için hümanistin insandan başka ölçü veya ülkü kabul etmediğini, insanın deney ve duyuşundan istihraç edilmiş değerler ve amaçlardan başkasına itibar etmediğini bilmemiz gerekir. Kısaca, insanın amacının insan olduğunu, insanın kendi sonunu içinde taşıdığını kabul etmek hümanizmdir. Bu açıdan bakılınca yabancılaşmanın aşılması, hümanizmin bir gereğidir. İnsan, kendini çevreleyen ve onu bir bütünsel insan olmaktan alıkoyan maddî şartların üstesinden gelmedikçe, kendini hakikatin yegâne ve gerçek temsilcisi olmaktan alıkoyan Tanrı düşüncesini hayatından çıkarmadıkça hümanist olamaz. Yabancılaşmış bir varlık olarak hayatını sürdürür.
Sayfa 130 - tiyo