TÜRKMÜTEFEKKİRLERCEMİYETİÜYELERİNDENBİRİ

TÜRKMÜTEFEKKİRLERCEMİYETİÜYELERİNDENBİRİ
Kızlar, mürebbiyeleri ya da artık onlara yabancı olam anne babaları için ağlamıyorlardı; bu, ürkütücü biçimde bugün ilk kez görüp yaşadıkları, önlerinde bulunan meçhul hayatın korku ve dehşetinin getirdiği sarsıntıydı. Şu anda daha yeni yola çıktıkları, içinden geçmeleri gereken karanlık, tehlikeli ve kasvetli bir orman gibi önlerinde uzanan hayattan korkuyorlardı.
Reklam
Diyojen'e göre insanlarla delilik arasında bir parmak mesafe vardır: Eğer işaretparmağın havada yürürsen sorun olmaz ama ortaparmağını kaldırıp da yürürsen sana deli derler. Mizah ve hiciv, fiçının içinde uzanırken ortaparmakla işaret etmektir gerçeği: Herkes kendini fenafillaha ermiş gibi pazarliyorken, "Ben köpeğim" diyebilmektir Diyojen gibi.
Binlerce yalan uğruna yaşayacağına, seni sen yapan tek bir gerçek uğruna öl. Korka korka binlerce kez ölerek yaşayacağına, korkmadan ve hepimizin sadece bir kere öleceğini bilerek yaşa...
Sayfa 38·Kitabı okuyor
"Bugününden on yıl sonraki sen"i ve yaşayacağın hayatı bir düşünsene: Ne acayip. Şu an dert ettiğin her şey, "belli belirsiz anılar" olarak neredeyse silinip gitmiş... Bir düşünsene: Hükümet değişmiş... Yaşadığın ev değişmiş... Hatta yaşadığın rejim bile değişmiş olabilir. Belki tüm arkadaşların değişmiş. Belki yeni bir evcil hayvan edinmişsin... Belki başka bir ülkede bambaşka bir iştesin. Belki emeklisin, belki çok hastasın, belki çok mutlusun... Belki dünyayı turluyorsun. Belki de artık bu dünya üstünde hiç yoksun... Ya da olur ya; en sevdiklerin gitmiş ama sen sapasağlam yaşıyorsun! Ne acayip. Böyle düşündüğün vakit, zamanın tadı tuhaflaşıyor.
İlk defa kitabı bitirmeden inceleme yapıyorum. Fakat baktığımda bunu ilk yapan olmadığımı gördüm. Ve herkese hak verdim. Kitabı 10 sayfa okudum daha ve baktım ki gözümden yaşlar geliyor. Hevesi o kadar güzel anlatmış ki şu sözlerle dayanamadım ve gözlerim doldu ilk defa bir kitabı okurken. '' şimdilerde cehalete, nefrete, öfkeye, kin gütmeye, kavgaya, linçe, itibarsızlaştırmaya, cephelere sürülmeye, meydan okumalara, yangınlara, mermilere, bombalara, intikamlara, aşağılık duygusuyla gelen gaddarlığa, rövanşlara, baskıya, felsefesizliğe, devletin ve sürülerin yumruğuna ve her zeminde şiddetin pornografisini hazmetmeye her an her dakika alıştırılan bu insanlar arasında "sözün hükmü kalmadı" dememi bekliyorsun benden ama demeyeceğim. Çünkü... "O bir kişi"nin bu cümlelere halen ihtiyacı var. O bir kişi için varım ben. O bir kişi için yazıyorum halen. Hevesini asla yitirmek istemeyen ve nefesini bu dünyanın masumları için kullanmaya kararlı o tek bir kişi için hepsi: Yani senin için... Yazıyorum." Daha 4 yazını okudum sadece ama çok yoğun duygular içerisindeyim. Daha 10-15 sayfada unuttuğum duyguları yaşattın bana. Şimdiden kitabı bitirmeye kıyamıyorum. Her şey için teşekkürler Ozan Önen. Dipnot: kitabı elimde gören babam o ne deyip yaklaştı, ismini okudu dışından "babam beni şahdamarımdan öptü demek, babaların ne yapacağı belli olmaz işte böyle gel ben de öpeyim seni" diyerek boynumdan öptü. Beni çok sevdiğini bilsem de bir kere bile seni seviyorum demeyen kişiden böyle bir hareket görmek çok duygulandırdı beni,arkadasından baktım kaldım öylece. Ne kadar şanslı olduğumu düşündüm sonra. Hayatım boyunca unutamayacağım bir an olarak kalıcak.
Babam Beni Şahdamarımdan ÖptüOzan Önen · Destek Yayınları · 2017972 okunma
Reklam