İlk defa kitabı bitirmeden inceleme yapıyorum. Fakat baktığımda bunu ilk yapan olmadığımı gördüm. Ve herkese hak verdim.
Kitabı 10 sayfa okudum daha ve baktım ki gözümden yaşlar geliyor. Hevesi o kadar güzel anlatmış ki şu sözlerle dayanamadım ve gözlerim doldu ilk defa bir kitabı okurken.
'' şimdilerde cehalete, nefrete, öfkeye, kin gütmeye, kavgaya, linçe, itibarsızlaştırmaya, cephelere sürülmeye, meydan okumalara, yangınlara, mermilere, bombalara, intikamlara, aşağılık duygusuyla gelen gaddarlığa, rövanşlara, baskıya, felsefesizliğe, devletin ve sürülerin yumruğuna ve her zeminde şiddetin pornografisini hazmetmeye her an her dakika alıştırılan bu insanlar arasında "sözün hükmü kalmadı" dememi bekliyorsun benden ama demeyeceğim.
Çünkü...
"O bir kişi"nin bu cümlelere halen ihtiyacı var.
O bir kişi için varım ben.
O bir kişi için yazıyorum halen.
Hevesini asla yitirmek istemeyen ve nefesini bu dünyanın masumları için kullanmaya kararlı o tek bir kişi için hepsi:
Yani senin için...
Yazıyorum."
Daha 4 yazını okudum sadece ama çok yoğun duygular içerisindeyim.
Daha 10-15 sayfada unuttuğum duyguları yaşattın bana.
Şimdiden kitabı bitirmeye kıyamıyorum.
Her şey için teşekkürler Ozan Önen.
Dipnot: kitabı elimde gören babam o ne deyip yaklaştı, ismini okudu dışından "babam beni şahdamarımdan öptü demek, babaların ne yapacağı belli olmaz işte böyle gel ben de öpeyim seni" diyerek boynumdan öptü. Beni çok sevdiğini bilsem de bir kere bile seni seviyorum demeyen kişiden böyle bir hareket görmek çok duygulandırdı beni,arkadasından baktım kaldım öylece. Ne kadar şanslı olduğumu düşündüm sonra. Hayatım boyunca unutamayacağım bir an olarak kalıcak.