- “... Siz Osmanlılar da Karamanlılar gibi insanın yüreğindeki nesneye mi karışırsınız? Müslüman olup olmadığımı niye soruyorsun? Türk olduğum yetmiyor mu?”
Bir hayat kasırgası içinde ömür geçirenler, bir gölgelikte dinlenmek için vakit bulamayanlar, tehlikelerle arkadaş olanlar böyle geçici bir huzura kavuşunca kendi gönülleriyle hesaplaşırlar, geçmişi hatırlarlar. O zaman her şeyin ölçüsü büyür ve hatıralar güzelleşir.
Bir millet ağaca benzer, kökleri maziden beslenir. Mazisi olmayan bir millet yıkılmaya mahkumdur. Gençliğiniz yolunu sapıtmış gemi gibi bu keşmekeş içinde çalkalanıyor. Bütün kalpler batının bu ruhsuz ve çirkin fikirleri altında delinmek; mazisi, kökü bu delikten hemen akmak üzeredir.