Ben seni yudum yudum içtim oğlum...
Puan vermedi·176 syf.·
2026 29. kitabı
Sevgili Murathan Mungan: Sana kapıların eşiğinden, zihnimin içindeki bir şarkıyla yazıyorum. Hani şu; Hadi dur o sarı odalarda durabilirsen... diye rest çeken şarkı... Kulağımda bu şarkıyla; inceleme yazmak yerine hem sana, hem kendime "yazıyla sarılmak' istedim sadece. Çünkü bazı metinler anlatılmaz, onların içinden geçilir. Ben de senin cümlelerinin içinden geçtim.... Masalların da sonuna geldim Dokuz Anahtarlı Kırk Oda ile... Hadi olalım eskisi gibi olabilirsek... Kırk Oda ile başladım; kapılar açıldı, odalar çoğaldı, her odada biraz daha kendime rastladım. Sonra aynalar geldi, insanlar kanadı, hikâyeler derinleşti… Her odada bir şey bıraktım: bir korku, bir hatıra, bir özlem, bir kırgınlık… ve en çok da kendimden parçalar. Kanun mudur bu yasaklık ? :) Ve fark ettim ki sen bana hikâye anlatmadın, beni bana anlattın. Bazen bir masalın içine sakladın beni, bazen bir cümlenin ortasında bıraktın. Ama her seferinde bilge bir abi gibi; tam da bakmam gereken yere bakmayı gösterdin. Dokuz Anahtarlı Kırk Oda’da dedin ki; “hadi bakalım, unut… unutabilirsen” Unutamıyoruz...! Çünkü kapıları öyle sıkı kilitlemişiz, öyle sarılmışız ki yaralarımıza iyileşmek istemiyoruz. Ve hangi anahtarın, hangi yaraya ait olduğunu bile çözemiyoruz. Çünkü bazı hatıralar var…insanın zihnine değil, direkt kalbine yazılıyor.Silinmiyor.Üzerinden zaman geçmiyor. Geçse de eksilmiyor.Demek ki mesele hatıralar değilmiş. Çünkü anahtarlar bir kez kayboldu mu, kilitlerin de hükmü kalmıyormuş. Dokuz Anahtarlı Kırk Oda”da dedin ki; “Şimdi bu anahtarları al. Ama sakın bütün kapıları açmaya kalkma. Çünkü bazı kapılar kilitli kalmalı.” Anladım.Bazı kapıları açmamak, açmış olmaktan daha büyük bir bilgelikmiş.Çünkü açmak, her zaman aydınlatmak değil; bazen bozmak, dağıtmak, anlamı çözmek
Dokuz Anahtarlı Kırk OdaMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2017416 okunma
Yalnız Efe
8/10
·80 syf.··
2026 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 20:05
Yalnız Efe'nin kadın olması, hikayenin Anadolu toprağından Söke'den gelmesi beni ayrıca etkiledi. Yalnız efeler olmayı bağıran öz yurdunda garipliğe baş kaldırmayı öğütleyen bir Ömer Seyfettin hikayesi...
Yalnız EfeÖmer Seyfettin · Timaş Çocuk · 20038,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 17:33
Ahmet Büke, çok ince eleyip sık dokuyarak yazdığı eserinde yine Ege’de, Akhisar’da… Osmanlı’nın son dönemleri ile 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nı Gördesli Arap Ali üzerinden birleştirerek aktarmış. Osmanlı’nın son dönemindeki iltizam usulünün Akhisar’daki yansımaları, ağalar ve köylüler (Adnan Bey, Arap Ali) etrafında anlatılıyor. Ardından 1. Dünya Savaşı ve Çanakkale, daha sonra da Kuvay-ı Milliye ve efeler dönemi ile tamamlanıyor. Fakat Mustafa Kemal yok. Bunu anlamadım! Ancak ince işçilik ve akıcı kurgusuyla dikkat çekiyor..
Kırmızı BuğdayAhmet Büke · Can Yayınları · 2025699 okunma
8/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2025 99. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 00:00
Kurtuluş Savaşı 3’lüsünün son kitabı vatan tutkusu. Serinin diğer iki kitabına nazaran daha hareketli ve aksiyon doluydu. Bu sefer Aydın Bölgesinde Yunan işgaline direnen efeler ile birlikteyiz. Eğrisiyle doğrusuyla her şeyi olduğu gibi aktarmayı seven yazarımız yine şaşırtmamış ve tarihi tüm çıplaklığı ile gözler önüne sermiş. Hem düşmana karşı hem de kendilerine karşı mücadele veren efeler , onları gizliden gizliye komuta eden Katip ve yerel halk kitabın kahramanı.
Vatan Tutkusuİlhan Tarus · h2o Kitap · 20190 okunma
8/10
·496 syf.·
2025 1299. kitabı
Öykücü olarak başladığı yazarlık serüvenine romancı olarak sürdürüyor. Deli İbram Divanı'ndan sonraki bu romanı da Batı Anadolu insanlarını konu ediniyor. Hatta Gördes-Akhisar-İzmir hattı yine bu romanda da işliyor. Kitap, Çanakkale deniz savaşıyla başlıyor. Sonrasında ve esas merkezi konusu, 1. Dünya Savaşı sonraki Anadolu'nun işgaliyle başlayan milli mücadele dönemi. Yunan kuvvetlerinin batı anadoluyu işgali ve ona karşı direnen efeler, zeybekler, hüseyniler, yiğitler var. Romanın baş kahramanı, geniş toprak sahibi ağası (Kayalıoğlu) tarafından ezilen, topraksız köylüsü, yoksul Arap Ali. Deli İbram Divanı kadar sevemedim nedense. Dili, hazırlığı, tekniği çok iyi bir yazarın elinden çıkmış iyi de öyküsü olan bir roman. Lakin ben çok daha iyi bir hikaye ve çarpıcı bir olay örgüsü beklemiştim.
Kırmızı BuğdayAhmet Büke · Can Yayınları · 2025699 okunma
Sus Pus Gri
Puan vermedi·88 syf.··
2025 61. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 18:23
Bir sabah uyandığınızda her şeyin — zamanın, rengin, sesin — griye dönmüş olduğunu hissetmek… Yazar Zeynep Ebla Ceylan’ın “Sus Pus Gri” isimli eseri bu hissin kitabı. Birkaç yıl önce, pandeminin etkilerinden sıyrılmaya çalışırken, Aydın yürütücülüğünü yaptığım Kitap Ağacı isimli kitap kulübümüzde konuşulmak üzere bir kitap tavsiye edildi. “Var mıydık?” isimli kitap, on bir kadının bir araya gelerek oluşturduğu bu eserdi. Zeynep Ebla Ceylan ve arkadaşlarını bir oturumumuzda misafir ettik. Kitaba dair söyleşimizde birçok güzel konuya değindik. Yazma serüvenlerini ve bir araya gelme amaçlarını dinledik. Zeynep Hanım’la aynı öykü yarışmasına katılmış olduğumuzu da orada öğrendim. Efeler Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu “Kadın Temalı Öykü Yarışması”nda ikimizin öyküsü de yayımlanmaya değer görülen seçki de yer almış ve bu öyküler “Kadına Değsin Sesimiz” ismiyle yayımlandı. Aynı kitapta öykülerimizin olması benim için de ayrı bir gurur kaynağı oldu. Hemen akabinde yayımlanan ilk romanı “Sus Pus Gri” ile tekrar kitap kulübümüzde ağırlamak büyük keyifti. Bu yazımda kitap ile ilgili değerlendirmelerimi toparlamaya çalışacağım “Sus Pus Gri”, her biri kendi yalnızlığıyla buluşmuş, kendi sesini bulmayı bekleyen üç farklı erkeğin dünyasına davet eden bir metin. “Yüreğimden başka taşıyacak yüküm yok” cümlesiyle, satırlarının arasında, suskunlukların içinde yükselen bir ifade aratıyor. Sade ama aynı zamanda örülü dili, Ceylan’ın deneysel çalışmalarında bütünlemiş gibi… Örneğin; “Kelimeler vurdu belleğinin duvarlarına” cümlesi tek başına bir atmosfer kuruyor. Bellek, duvar, kelime; sessiz ama yoğun. Bilinç akışı tekniği ve kelime oyunlarıyla örülü metin, geleneksel roman yapılarından uzak bir anlatı sunmuş. Olumlu yönleri arasında; özgün dil kullanımı, samimi anlatım tonu
1000Kitap
Sus Pus GriZeynep Ebla Ceylan · Edebiyatist Yayınevi · 20257 okunma