..dostlarımdan biri bir şölen düzenleyip beni davet etmese hiç aldırmam. Kendi başıma son derece mutlu olabilirim. Özgürlüğe, kitaplara, çiçeklere ve aya sahip olan kim mutsuz olabilir ki?
Ölmeden önce “ruhuna sahip olan” insanların sayısı, trajik denecek kadar azdır.
“İnsanda en ender rastlanan şey, kendine ait bir davranıştır,” der Emerson.
Büyük ölçüde doğrudur da.
İnsanların çoğu, başka insanlardır aslında. Düşünceleri bir başkasının fikirleri, hayatları bir taklit, tutkuları birer alıntıdır.
Şimdi bana öyle geliyor ki, dünyada var olan olağanüstü miktardaki acının tek açıklaması bir tür “sevgi” olabilir. Başka herhangi bir açıklama bulamıyorum. Başka bir açıklaması olmadığına eminim ve dünyalar gerçekten de dediğim gibi “keder”den yaratılmışsa sevgi tarafından yaratılmıştır, çünkü uğruna dünyalar yaratılan insan “ruh”unun başka biçimde mükemmeliyetin sınırlarına ulaşması olanaksızdır. Güzel bedene “haz”, güzel ruha “ıstırap” gerekir.
Vergilius’un Dante’ye, hayatı soylu amaçlardan yoksun, emelleri sığ olmuş insanlarla ilgili olarak söylediği söz;
“Non ragioniam di lor, ma guarda, e passa.”
(İt) “ Söz etmeye değmez, yalnızca bak ve yürü.”