Türkiye'deki antik Efes kentinde, Via dei Cureti üzerinde bulunan Herkül Kapısı. Yapı muhtemelen MS 2. yüzyıla tarihlenmektedir ve mitolojik kahramanı kutlayan taş oyma kabartmalara sahiptir. Kapı, ticari bir bölgenin girişini işaret ediyordu ve ünlü Celso Kütüphanesi'nin yakınında yer almaktadır.
Sana bir masal anlatayım mı baba ?
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal iken , pireler berber iken, ben nenemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken... uzak mı uzak diyarlarda bir yaramaz kız çocuğu yaşarmış. Annesinden nazik olmayı, abisinden savaşçı olmayı, babasından da olduğu haliyle ne kadar sevilmeye değer olduğunu öğrenirmiş. Başka babalar kız çocuklarına otur , sus , konuşma, sen kızsın yapamazsın derken onun babası onu hep yüreklendirirmiş. - şu en yüksekteki dala çıkabilir miyim baba? +çıkarsın kızım. Elini şuraya koy, ayağını şuraya. Tamam çık şimdi. Aferin benim kızım yapar. - baba sence burdan atlayabilir miyim? + atlarsın kızım, benim kızım her şeyi yapar. Kız durmadan konuşurmuş . Babası normalde konuşmayı hiç sevmeyen , asık suratlı bir adammış ama kızının her sorusuna cevap verir , onun söylediklerine gülermiş. -karıncalar nasıl su içiyor baba? +topraktaki nemden alıyorlar bir de yedikleri yaprakların içindeki su onlara yetiyor kızım. -baba kurbanın gözünü bana verir misin? +Ne yapacaksın gözünü kızım? - kesip içine bakıcam + tamam kızım. Bu tamamlar hiç de geçiştirme değilmiş. Baba tamam dediği her şeyi gerçekten yaparmış. Kız daha okula bile başlamadan hayvanların gözünü, kalbini , böbreğini, ciğerlerini incelemiş. Gezdikleri her yerde gördüğü her ağacın adını sormuş öğrenmiş. Babası göreve gittiği dağlardan envai çeşit kır çiçekleri toplarmış . Büyük bir buket annesi için, küçük bir buket kızı için... babası belgesel izlermiş, kitap okurmuş. Kızına da kitaplar alırmış. Tuhaf bir kız çocuğuna sahip olmak onu hiç rahatsız etmiyormuş. Süslenmeyi , elbiseler, etekler giymeyi, saçlarını upuzun uzatıp şekilden şekile sokmayı çok seven, narin tatlı bu kız çocuğu arka cebinde hep sapan taşırmış . Camları kırar, abisiyle mahalle maçına katılır, bisikletini bayır
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ashâb-ı Kehf veya Yedi Uyurlar, Hristiyanlık ve İslamiyet başta olmak üzere dünyanın değişik kültürlerinde anlatılan, halkını terk ederek Efes şehrinin dışındaki bir mağarada saklanan bir grup Romalı gencin hikâyesidir. Anlatıların ortak yanı ise, kendi halkına yüz çeviren ve onları terk eden bir grup olmalarıdır.
Tarih
Selâm Efes...
Selam Efes halkı, Mirasınız hâlâ yaşıyor, Bizlere ilham kaynağı oluyor, Gördükçe ruhumuz da, gönlümüzde açılıyor, Geçmişle günümüz arasında köprü kuruyor. Medeniyetin herkesi çekiyor, Adımlar kültüre atılıyor, Mirasın geleceğe umutla baktırıyor, Herkesi büyüleyip, ilham kaynağı oluyor. Medeniyetler ölmez, kalplerde yaşar, Dünya döndükçe, insanlık nefes aldıkça, Ağaçlar yeşil oldukça, Efes'te yaşayacak, yıldız gibi parlayacak! Ruhunuz şad olsun, Efes! Faruk.
“Efes” İnsanlık yüzyıllar önce böyle güzel şehirler inşa ederken, biz bu yüzyılda böyle ruhsuz şehirlerde nasıl yaşayabiliyoruz?
Bugün çok güzel bir şehri gezdim. “Efes” ❤️