Evlerin , işlerin, zanaatların ,çiftliklerin ve yöneticilerin belli sürelerle ( iki yıl) el değiştirdiği , bu nedenle özel mülkiyetin olmadığı ;
Herkesin istediği dine inanmakta özgür olduğu ancak çoğunluğun tek tanrı kabul ettiği Mithra ' ya inandığı;
kanunların çok az olması sebebiyle herkes tarafından bilindiği ve herkesin kendini avukat gereksinimi olmadan savunduğu ;
gencinden yaşlısına toplumun severek ve isteyerek eğitildilği , bilime ve araştırmaya her şeyden çok önem verildiği ;
gösteriş ve şaşanın alaşağı edildiği ; altın ,elmas vb kıymetli şeylerin kölelerin zincirlerinde ,çocukların oyuncaklarında heveslerini aldıktan sonra ortalığa atıldığı ;
dürüstlüğün, erdemin , iyiliğin hükümsürdüğü ;
Tüm kötü işlerin kölelere yaptırıldığı , kölelerin de
böyle kusursuz bir toplumda yaşamasına rağmen kötülük yapan ya da bunu aklından geçirenlerden , savaş tutsaklarından oluştuğu ( tabii bunlarında silahlı olanları köle yapılır. Başka ülkelerdeki köle çocukları ya da diğer ülke köleleri utopya'da özgürdür) ;
Kadınlı erkekli savaş talimlerinin yağıldığı ama savaşa yalnızca başka çare kalmadığı durumlarda, (yurtlarını savunmak , dostlarının topraklarını düşmanlardan kurtarmak ya da zorbalar tarafından ezilen bir ulusu kölelikten kurtarmak için )girişildiği,
bunun da bedenen değilde akılla yapmaya çalışıldığı;
Tarıma, bilime ,sanata ve eğitime önem verildiği için işlenen toprakların çok verimli olduğu , hiç kimsenin işten kaçmadığı (üç saat sabah üç saat de öğleden sonra çalışılır , öğlen iki saat ara verilir )bu nedenle üretimin bol olduğu ve herkesin kendine yetecek kadarını tükettiği , israfın ve açgözlülüğün olmadığı ,ülkede artanın diğer ülkelere dağıtıldığı bir ülkedir ütopya.
Mina Urgan'ın eseri ve yazarı incelemesi de eklenince iyi bir okuma şöleni