"- O zaman ararım.
- Hep arayacaksın sen. Ya resim ya kitap...
- Tutamak sorunu. İnsanın bir tutamağı olmalı.
- Anlamadım.
-Tutamak sorunu dedim. Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. "
Öncelikle kitaplara bir süredir ara verdiğim için bu kitap bana ilaç gibi geldi. Çoğu zaman kendimden bir şeyler bulduğum, fark ettiğim oldu ve akıp gitti. Bütün bu yetişme çabamıza ve koşuşturmacamıza rağmen hepimiz bir parça aylağız. Ana karakter ve kitabın çoğunlukla bakış açısı olan C. aylak adam olarak hayatına devam eder, işi yoktur ama sürekli bir arayış içersindedir bir amaç, bir iş, hep "o" diye anlattığı asıl kadın ve sevgi... Aradıkları bu kadar değil elbette ama en büyük hatayı mantık ve ciddiyet arayarak yapıyor. Öyle ki kitabın bir yerinde "Hem neden insanları bu kadar ciddiye alıyorsun? Başkalarının saçmalarına için için gülmeyi ne zaman öğreneceksin sen?" dediğinde Ayşe(?) bana sesleniyor sandım. Öğrenirsen bana da öğret :)