Eğitim, kitlenin taleplerinin dinleneceği yer değildir; kasaba türü siyasetin, nabza göre şerbetin yeri değildir. Çünkü eğitim, dünyanın en önemli meselesidir; insan reprodüksiyonudur. Yani insanın bir nevi yeniden üretimidir. İşte bütün bu sistem içinde ilk bakılması gereken yer de öğretmendir.
Türkiye Cumhuriyeti senelerden beri eski toplumların ilahlara insan kurban etmesi gibi, hekimlerini mühendislerini yetiştirip yetiştirip dışarılara yolluyor. Yolluyor da ne oluyor? Nerede büyük hukuk profesörleri? İki Nobel'den başkası nerede? Bunlar bize bir şey göstermiyor mu? Anlamamız lazım. Kültüre, köklü bir kültüre yatırım yapmamız gerektiğini idrak etmeliyiz.