Bir avuç toprak, bir damla su,
Üzerine kurulmuş bir ömür.
Kimimiz bir dağın yamacında yıkılırken,
Kimimiz cam kulelerde uyur.
Kimi, geceleri yıldızları sayar aç karnına,
Kimi, altın tabaklarda yalnızlığa doyar.
Kimi, tırnaklarıyla kazır hayatı,
Kimi, miras gibi alır yarınları.
Oysa biz,
Aynı gökyüzünü koklayan çocuklardık,
Aynı yağmurda ıslanır,
Aynı hikâyeye inanırdık.
Ne zaman unuttuk,
Birinin yarasına eğilmenin,
Kendi yaramızı iyileştirmek olduğunu?
Ne zaman unuttuk,
Toprağın herkese yettiğini,
Ama açgözlülüğün hiç kimseyi doyurmadığını?
İnsan,
Bir parça merhamettir aslında,
Bir avuç utanmadır dünyaya karşı,
Bir ses, bir dokunuş, bir omuzdur.
İnsan, insanın yurdu olmalıydı.
Ama biz...
Birbirimize uzak, birbirimize sessiz,