efsah

efsah
@efsah
"şu kıyas ve ölçüler âleminde dolaşanın ben olduğumu sanıyorlar"
395 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Merhameti sonsuz bir Allah'a üşenmeden ibadet etmek arzusu!
Sayfa 150
Bir gün Mescid-i Nebi'de Hz. Peygamber Allah'ın ne kadar merhamet sahibi bir Rahmân olduğundan söz ederken sahabeden birisinin heyecana gelerek şöyle dediği aktarılır: "Böyle bir Allah'a ibadet edilmez mi?" s150
Önceki 2 yanıtı göster
Tâhir Ceyhun Yıldız
Tâhir Ceyhun Yıldız
alıntı olarak paylaşınca, tekrar paylaşabilirsiniz ama tekrar tekrar olur mu bilemem :)
Reklam
Her şeyden önce ahiret hayatında müminlerin Allah'ı göreceklerinde tereddüt yoktur. Çünkü görmek, insan talebinin neticesidir. Allah'ı aramamız O'nu görmekle nihai cevabını bulacaktır. Bu sebeple sûfiler Allah'ı görmekten insan talebinin bir neticesi olarak söz ederler. Allah'ın görülebilir olduğunu reddeden Mu'tezile'ye karşı Ehl-i sünnet'in delillerinden birisi görmeyi talep eden Hz. Musa'ydı. Hz. Musa Allah'ı görmek istemiş, Allah ise ona dağa bakmasını emretmişti; dağ yerinde dursaydı O'nu göre bilecekti. Halbuki dağ parçalandı; Hz. Musa da bayılıp düştü. Ehl-i sünnet tutarlı bir sekilde buradan -görmenin imkânsızlığını değil- Allah'ı görebilmenin mümkün olduğu neticesini çıkarmıştı. Çünkü imkân âleminde dağın yerinde kalması mümkündü: Allah dileseydi dağ yerinde kalırdı. Üstelik Allah, Hz. Musa'ya bu talebi yasaklamamıştı. Demek ki görmek yasaklanmış veya imkânsız olarak zikredilmemiş, sadece şarta bağlı olarak zikredilmişti.
Sayfa 120
... dağ, insan bedeninin temsilidir. Bu tarz sembolik anlatımlar tasavvuf metinlerinde sıkça geçer, "beden dağı” ya da "varlık dağı" tasavvufta insanı anlatmak için kullanılan terimleştirmelerdir. s120
" Bir saatin değerini anlamak için, kavuşmayı bekleyen sevgililere sor . "
Sayfa 101 - Takdim Yayınları, 1. Baskı : Şubat 2019·Kitabı okudu
bu kitabın pratiğini okuduktan sonra genişletilmiş baskısını okumak istedim, hâlâ listemde
Bana da pratiği bile çok fazla ilaveli geldi hocam 🥲🥲
Kapılarımı, perdelerimi çekip saatleri susturup içimin yangınına bir Nisan yağmurunun düştüğünün rüyasını görmek isterdim.
Sayfa 168
Allah'ım, kaygılı başımı merhametinin yumuşak yastıklarına koymak isterdim s168
Allah'ım coşku beni terk etmesin. Benim bütün sermayem bu.
Sayfa 163
Ey sevgililer sevgilisinin en sevgilisi. İşte gene yaralı kuşlar gibi dizlerinin dibine düştüm. Medet, sevdiklerinin hürmetine, seni sevenlerin hürmetine. s167
efsah
efsah
uzun süredir buraya da konuşmuyorum, değişim arefesi diye adlandırmam. sonuna gelmenin yüküdür olsa olsa