Milyonlarca yıkılmış binanın ortasında kalmışım, ama yine de cesetler içinde kalkıp dokunsam iyileşebileceğimi hissettiren bir güzellikle karşı karşıyayım. Yoluma çıkan tüm uçurumları bakışıyla bir bahar bahçesine dönüştürebilecek kadar mükemmel ve uzağımda oluşuna rağmen her daim yanımda olduğunu gösterebilecek kadar da naif bir adamın aşkıyla donandım.
Dayanmak kelimesinde geçen ''yanmak'' kelimesinin ete kemiğe bürünmüş haliydim ben. Oysa şimdilerde, bir ruhumun olduğuna ve bu ruhumun da yalnızca onun kalbinde yeniden hayat bulacağına inanıyordum.