Ayasofya'yı bize verdiğiniz için kilisem adına çok teşekkür ederim. İçinde gereken değişiklikleri yaptık. Cemaatim her gün size dua ediyor. Ebediyen yaşamanız en büyük dileğimizdir. Ayasofya'nın dört minaresi, kilisenin ahengini bozduğu ve yıldırım düşerek tehlike yaratmak istidadında bulunduğu için onları yıktırdık...
-Doğru söylüyorsunuz Patrik Hazretleri! Yarından tezi yok, minareleri yıktırmaya başlıyalım.
-Kuzum Pavlaki! Bu kalan tüplerde hangi kanlar var?
-Aziz şefim! Bunlar Özbek, Kırgız, Türkmen, Kazak, Başkurt ve Tatar kanlarıdır.
Bu cevap şefi çıldırttı :
-Ne!.. Bu mendebur vahşi kanlarını hangi cüretle benim asil kanıma karıştırmak istiyorsunuz? Bunlar Turan kanları değil mi? Beşeristan'ın bu barbarlarla ne ilişiği var? Çabuk bu kanları yok edin!..
...
-Olmaz!.. Ben o vahşi kanı bilirim. Onu on metrelik toprağa da gömsen yine oradan da çıkarak ordular yaratır ve dünyayı kana boğar...
Hangi kahramanlar gecesi? Kahramanlar öldüler. Bu gece dalkavuklar gecesidir. Bu şölene konmak için sabaha kadar yaşasın diye bağırdık. Tabii siz de içerde şebek gibi takla attınız. Yaşasın kıral!..