Boşver be yaşı başı...
Yüzündeki çizgileri, saçındaki beyazı.
Kaç bahar daha göreceğin meçhul ömründe fazla kurcalama hayatı.
Gül gülebildiğince,
Sev sevebildiğince,
Yaşa yaşayabildiğince...
Can YÜCEL
Ait olmak bu kadar derin bir ihtiyaç demek ki, dedim o günlerde kendime. Öldürseler bile seni, geri o eve dönmek istiyorsun. Neresi olursa olsun ev, yansa kül olsa da, bir evin olsun istiyorsun. Hrant haklıydı. Ev seni bıraksa bile sen evi bırakamıyorsun. Dönüp dönüp yine kalbini, o kalbi kül edecek Anadolu'ya vermek istiyorsun. Kederli bir mecburiyet bu. Ülkeni seviyorsun.
1000Kitap
Ağrı’nın Derinliği, Ece Temelkuran
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Türklerden acılarının tanınmasını, tarihin kabul edilmesini beklemeyen bir tek Ermeni bulamazsınız. Dünyanın hiçbir yerinde bulamazsınız bunu. Ermenistan'da da. Ama Türkiye bu ihtiyacımızı 'milliyetçilik' olarak göstermeye çalışıyor, toprak istediğimizi, bu yüzden soykırım konusunda sert politikalar güttüğümüzü düşünüyor. Bunlara inanıyorsunuz, çünkü başka bir şey duyma şansınız yok."
Siyaset
Ağrı’nın Derinliği, Ece Temelkuran
Ölülerin üzeri başka ölülerle örtülmüyor. Birinin ölümü diğerinin ölümünü temizlemiyor tarihten. Hayaletler hepimizin üzerinde geziyor.
1000Kitap
Ağrı’nın Derinliği, Ece Temelkuran
Anadolu'nun çocukları erken büyür. Açlıktan belki, belki Ortadoğu'nun kaderi bu; hepsinin yüzü küçük kadınlara, adamlara benzer. Bildikleri çok acı bir şey olduğunu söyler yüzleri, erkenden kadın ve adamdır hepsi. Bu yok-çocukluk ölümden daha beter gelir bana.
Ağrı'nın Derinliği, Ece Temelkuran