Ağrı’nın Derinliği (Cep Boy)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.142
Gösterim
Adı:
Ağrı’nın Derinliği
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
381
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752896406
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Ağrı
Ağrı
Ağrı’nın Derinliği
Bu kitap ne sadece Ermenilere ne de sadece Türkleredir. "Ağrı’nın Derinliği," evsiz kalmanın, evinden uzak düşmenin acısını bilen, tahmin edebilen herkese yazılmıştır. Aidiyetimizin bize ezberlettiklerinin ötesinde bir "biz" olabilir mi? İçine hapsolmadığımız, dışına atılmadığımız bir "ev", bir "biz" kurulabilir mi? Ece Temelkuran, Ermeni ve Türk milliyetçiliklerine yakından bakarken, toplumların "biz"lerini kurma aşamasında neleri, nasıl dışarıda bırakmış olabileceklerini anlatıyor. Her kitabında "ötede duranları" yakına getirmeyi amaçlayan yazar, bu kez de Ermeni meselesi gibi "çekinceli" bir konuyu odağına alıyor...
322 syf.
·7 günde·Beğendi
Hiç şüphesiz,cehaletimi tokat gibi yüzüme vuran siyasi bir inceleme eseriydi.Ece Temelkuran meğer ne donanımlı,ne azimli ne bilgi küpü bir insanmış da benim haberim yokmuş...İşini,gücünü,ailesini bırakmış, yıllarca araştırmış,olay mahallerine gitmiş,kilometrelerce uzaklara yol alarak, yaşayan tanıklarla birebir röportajlar gerçekleştirmiş.Zaten böylesine derin bir eserin başka şartlarda yazılması asla beklenemezdi.Yazarımızı,cesaretinden dolayı da takdir etmek lazım ki, ülkemiz coğrafyası ve iktidarında böyle bir kitaba imza atmak sadece cesurların yapabileceği bir iştir...

Ağrı'nın Derinliği; okudukça düşündüren,düşündükçe sorgulatan,Ermeniler ile ilgili sağlam bir kaynak niteliği taşıyor.1915 olaylarını,Tehcir Yasasını ve akabinde seyreden Ermeni meselesini, hem Türklerin hem de Ermenilerin açısından,oldukça objektif bir şekilde anlatmış.
Olay asla kulaktan dolma bilgilerle bizlere anlatılıp süregeldiği gibi dil,din,ırk vb.değil...
Olay yerlerinden yurtlarından edilip,mallara el koymak,öldürmek de değil...
Olay sadece yok sayılmak,bir zamanlar yan yana,can cana yaşarken artık görmezden gelinmek ve onca yaşanmışlıkların üzerine karakalemle kocaman bir çizgi çekmek...
Temelkuran şahsi fikirlerini asla ortaya koymuyor,ne taraflardan birini savunmak ne de tarafların iddialarını ispat etmek gibi bir kaygıya girmiyor.O'nun tek kaygısı; insanlara insan gibi yaklaşma çabası...
Yazar bu kitabı oluştururken,Hrant Dink'ten yardım almış.Şöyle ki ; yapılan röportajlar için Erivan,Fransa ve ABD' ye yerleşmiş olan Ermenilerle tüm bağlantıları Hrant Dink kurmuş.(Ancak ne yazık ki,kitap baskıya girmeden önce Hrant Dink bir suikasta kurban gidiyor)Ece Temelkuran da Dink'e olan vefa borcunu ödemek için,O'nun ölümüne ve ölümü sonrası yaşananlara eserinde yer vermiş.
322 syf.
·7/10
Ağrı Dağı.. Bizim içn ülkemizin en buyuk dağı ,ermeniler için ise bir sembol belki daha da fazlası. Kitap 1915 olaylarını bu kez karsı taraftan Agrı dagının diğer tarafından gormemizi istiyor. 1915 de yasanılanlara her ermeni kokenlinin aynı bakmadıgını da gormus oluyoruz bu arada.Ermenstanda yasayan, ya da anadolulu olan bir ermeniden ziyade fransa da ya da amerika da yasayan ermeni kokenli insanların olayı farklı inceledigini de gormus oluyoruz. Kitapla ilgili beni etkileyen ise kokenlerı anadoluda olan ülkemizi gormemiş herhangi bir ermeninin bize karsı sert ya da onyargılı olsa bile bize ait bizim türkülerimizle ağlaması.. Bu çok etkileyici. Bizim türkülerimizi bilip hissedip ağlayıp aynı zamanda bizden nefret etmeleri anlasılamaz bir durum. Yazar ise ikilemde kalmıs bana kalırsa. Ülkemiz için son derece hassas olan bir konuyu yazarken tereddütleri görünüyor kitabı okurken. Daha cok yorum yapmamayı tercih ettiğini düsünse de bana kalırsa fikrini acık olmasa da ortaya koyuyor.
352 syf.
·Puan vermedi
Ağrı dağına hep aynı yandan bakmak bazen sıkıcı olabiliyor. Ece Temelkuran bir de diğer yanından Ermenistan tarafından bakıyor ve bize aslında ne kadar benzediğimizi anlatıyor.
352 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Türk ermeni ilişkilerinin insani boyutunu işleyen bu kitap acının ağrının derinliği içerisinde ele alır. İnsani duyarlılığın siyasetin üstünde olduğunu gösteren bu eser beraberinde farklı kaynakları okumayı da gerekli kılıyor.
322 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Yazarın kalemini, anlatımını çok beğendim. Böyle önemli ve zor bir konuya değinmiş. Çok farklı bir pencereden anlatmış. Bence okunması gereken bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.
Yok arkadaş okuyamadım hem bu tarz kitaplar bana göre değil hem de düşüncelerini ve yazılarını beğenmedim. Çoğu yeri okurken battı bile bana. Belki ileride tekrar okurum ama şu an değil.
352 syf.
·60 günde·Puan vermedi
Ermeni meselesini konuşmadan, itiraz etmeden, yanlı davranmadan, sadece insanların anlattıklarını dinleyerek sorgulamış... Dinlemek biz insanların en zor becerdiğimiz erdemlerden... Ece Temelkuran'ın kitapta dediği gibi gidecek evinin olmaması, bir yere ait olma isteği duyan insanların acılarını dile getirmiş... Güzel de yapmış....Ellerine sağlık...
%49 (170/352)
·Puan vermedi
Türk-Ermeni meselesini konu alan bir kitap.
Ece Temelkuran Ermenistan ve Paris'te yaptığı röportajları kendi edebi yeteneğini de konuşturup ortaya koymuş ancak konu ile ilgilenmediğim için daha fazla devam edemeyeceğim kanısına vardım ve yarım bıraktım.
Oldukça güzel, akıcı bir dile sahip. Sıklıkla kullanılan şimdiki zaman -yor eki bunu sekteye uğratmış ama. Kitap bir noktadan sonra sıkmaya başladı. Konusu itibariyle dikkate değer bir eser. 1915 ve sonrasını Ermeni gözünden ele alıyor yapılan röportaj vs. ile. Yazar açık açık taraf tutmamış elbette ama okudukça hissediliyor yine de. Kitabı yarıda bırakmamın sebebi her ne kadar kitabın kendisi olmasa da etkisi mevcut. İleride geri dönmek dileğiyle...
"O kadar açtık ki bir gece önce yenmiş balıkların kemiklerini sefer tasına koyup okula getirirdim. Sonra kimsenin görmeyeceği bir köşeye çekilir kemiklerin üzerinde kalan etleri didiklerdim. O yüzden hiçbir zaman yemek kötü demeyeceksin. "
Açlık, acı ,Anadolu'dan yolu geçen herkesin birleştiği bir kavşaktır çoğu kez.
Ece Temelkuran
Sayfa 239 - Everest Yayınları
Hikâyeler çığlıklardan daha güçlüdür. Hikâyeler, gürültülerden daha uzun sürer.
Ece Temelkuran
Sayfa 239 - Everest Yayınları
Benim ülkemde "İnsanlar, insanca yaşasın, " diyen insanlara kıyılıyor hâlâ. Minnacık çocuklara işkence ediyorlar, biliyor musun?
Ece Temelkuran
Sayfa 19 - Everest Yayınları
"Yaşı kaç olursa olsun; 17 veya 27 ,katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz kardeşlerim..."
Ece Temelkuran
Sayfa 210 - Everest Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ağrı’nın Derinliği
Alt başlık:
Cep Boy
Baskı tarihi:
Nisan 2014
Sayfa sayısı:
381
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752896406
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Ağrı
Ağrı
Ağrı’nın Derinliği
Bu kitap ne sadece Ermenilere ne de sadece Türkleredir. "Ağrı’nın Derinliği," evsiz kalmanın, evinden uzak düşmenin acısını bilen, tahmin edebilen herkese yazılmıştır. Aidiyetimizin bize ezberlettiklerinin ötesinde bir "biz" olabilir mi? İçine hapsolmadığımız, dışına atılmadığımız bir "ev", bir "biz" kurulabilir mi? Ece Temelkuran, Ermeni ve Türk milliyetçiliklerine yakından bakarken, toplumların "biz"lerini kurma aşamasında neleri, nasıl dışarıda bırakmış olabileceklerini anlatıyor. Her kitabında "ötede duranları" yakına getirmeyi amaçlayan yazar, bu kez de Ermeni meselesi gibi "çekinceli" bir konuyu odağına alıyor...

Kitabı okuyanlar 191 okur

  • Tiliya
  • Emine Üstün
  • Duygu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%1.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0