... Neyim ben şimdi? Zèro. Peki yarın ne olabilirim? Yarın küllerimden doğup yeni bir hayata başlayabilirim! Tamamen mahvolmadan önce içimdeki insanı keşfedebilirim!
- Belki de kazanmaya çok ihtiyacınız var. Tıpkı uçuruma düşen birinin bir tutam ota sarılması gibi. Kabul edersiniz ki uçuruma düşmeyen biri ağaç dalı diye ota sarılmaz.
... İşte şimdi de kendimi aynı soruyu soruyordum : Onu seviyor muyum? Ve bir kez daha bu soruya cevap vermeye cesaret edemedim ; daha doğrusu belki de yüzüncü kez ondan nefret ettiğimi tekrarladım kendi kendime. Evet ondan nefret ediyordum. Sırf onu boğabilmek için ömrümün yarısını vereceğim anlar (tam olarak sohbetlerimizin sonunda) oluyordu! Yemin ederim ki, sivri bir bıçağı yavaş yavaş göğsüne sokacak fırsatı bulsam, herhâlde büyük biri zevkle yapışırdım yakasına.
- Ağrıyı hissedebildiğim için mutluyum. dedi Pollyanna bir gün teyzesine.
Bayan Polly şaşırmıştı,
- Canın acıyor diye mutlu musun, böyle bir şey nasıl olur? diye sordu kadın.
- Ağrıyı hissedebildiğime göre belki Bay Pendleton gibi bacağım kırılmış olabilir ama hiç değilse, Bayan Snow gibi beni ömrüm boyunca yatağa bağlayan bir rahatsızlığım yok, diye cevapladı küçük kız.