Zafer hüzünlü bir mirastır. Zor elde edilir, ama kolayca kaybedilir. Tıpkı mutluluğun budalaların bencilliğinden kaynaklandığı gibi, zafer de büyük insanların kendilerini dev aynasında görmesinden kaynaklanıyor.
Anlasanıza, düşüncesinde gerçekliğin tüm izlerini taşıyarak, ruhunda mutluluğun kay-naklarını, dünyevi kirlerden arınmış binlerce ideal hazzı taşıyan bir insanın hayatı ne kadar güzeldir.
Devasa yaratıkların, balık soylarının ve yumuşakça topluluklarının ardından, değişime uğramış daha iri bir türün belki de Yaratıcı tarafından ufaltılmasıyla insan ırkı ortaya çıkmıştır.
Tıpkı, modern kimyanın dünyanın yaratılışını bir gazla açıkladığı gibi, ruhun da sevinçlerinin, güçlerinin ya da düşüncelerinin hızla yoğunlaşmasıyla ortaya çıkan korkunç zehirlerden oluştuğu iddia edilemez mi? Birçoğumuz iç organlarımıza aniden yayılan manevi bir asidin yıkıcı etkisiyle ölüp gitmiyor muyuz?
Her zaman kendisiyle çatışma halinde olan, umutlarını şu anki sıkıntılarıyla gölgeleyen ve sıkıntılarını kendisine ait olmayan bir geleceğe erteleyen insanoğlunun tüm davranışlarında tutarsızlığın ve zafiyetin izleri vardır.