Dinden istifade edebilmek için öncelikle insandan sağlam bir irade ve istek sadır olması gerekir. Dünyaya gözümüzü açtığımız an itibariyle kulağımıza ezan okunduğundan zannediyoruz ki hidayet, babadan kalan bir miras ya da bizim tapulu malımız gibi bir şeydir. Bu yüzden de peşinen müntesibi olduğumuz İslam dininin kıymetini maalesef takdir edemiyoruz... İslam coğrafyasında dünyaya gelmemizi ve kendimizi bildiğimiz günden itibaren taklidi olarak Müslümanlığı benimsememizi hidayet için yeterli görüyoruz. Halbuki anne- babamızdan ve kültürel dünyamızdan tevarüs ettiğimiz Müslümanlık içinde ihtida etmek zorunda olduğumuzu bilmek durumundayız.