“Bu gözler gördüğü hiçbir şeyi kaybetmiyordu, zamandan daha güçlüydü; hafıza deposuna tutumlu bir şekilde izlenim üstüne izlenim istifliyordu, bunlar da orada yazar onları çağırıncaya kadar kalıyordu. Hiçbir şey unutulmuyor, solmuyor ya da sararmıyor, her şey renkli ve berrak, olanca kokusu ve nektarı ile orada öylece yatıyor ve bekliyor, hiçbir şey ölmüyor ya da bozulmuyordu. Gözün hafızası Dickens’ta eşsizdir.”