Mesleki eğitimi ya da doğuştan eğitimcilik yeteneği olmayan kötü bir öğretmendim, ana babalarının despotluğundan kurtulmanın en kolay yolu olarak okula giden o zavallı çocuklara karşı da içimde hiçbir acıma duygusu beslemiyordum.
Peygamberler cahiliye devirlerinde gelir cahil toplumun içindeki kabiliyeti şahsiyetleri yetiştirirler. Onları faziletli irfan ve ihsan sahibi bir mü'min haline getirirler. Bu sebeple eğitimcilik adeta Peygamberâne bir meslektir.
Mesleki eğitimi ya da doğuştan eğitimcilik yeteneği olmayan kötü bir öğretmendim, ana babalarının despotluğundan kurtulmanın en kolay yolu olarak okula giden o zavallı çocuklara karşı da içimde hiçbir acıma duygusu beslemiyordum.
Bir eğiticiyi bekleyen önemli bir sorun, öğrenme platosunda olan katılımcıların isteksizlik, umutsuzluk ya da bilgiçlik gibi sorunları ile başedebilmektir.
Öğretmenlik mesleğinde “zor öğrenci” kavramı çoğumuzun defalarca karşısına çıktı. Metin Özdamarlar ve Klinik Psikolog Oya Doğan’ın Kırmızı Kod: Zor Öğrenci kitabı, bu kavramı yeniden tartışmaya açıyor ve benim için öğretmenlik pratiğini değiştirici bir okuma deneyimi oldu.
Kitap, alışılmış “davranış sorunları” yorumunun ötesine geçiyor. Sıradan sınıf yönetimi teknikleri ya da cezalandırma modelleri sunmuyor. Aksine davranışın ardındaki duyguyu anlamaya çağırıyor: Bir öğrencinin sesini duymak için önce gözlerimizi, sonra kalbimizi açmamız gerektiğini hatırlatıyor.
Çocuk davranışlarını etiketlemek yerine;
nedenini anlamaya çalışmak…
davranışın ardındaki ihtiyacı görmeyi seçmek…
işte bu kitap tam da bunu öğretiyor.
Disiplin, bağ kurma ile çelişen bir kavram değildir.
Aksine doğru kurulduğunda disiplin, güven ve öğrenme ortamını güçlendirir.
Kitap boyunca şu farkı net yaşadım:
“Zor öğrenci yoktur.
İhtiyacı anlaşılmamış öğrenci vardır.”
Bazı öğrenciler dikkat çeker, çünkü görmezden gelinmemek isterler. Bazıları kuralları zorlar, çünkü sınırları bilinçli şekilde test ederler. Bu davranışların ardında bir hikâye var ve hikâyeyi duymak cesaret ister. Bu kitap, o cesareti besliyor.
Eğitim sadece bilgi aktarmak değildir.
En derin öğrenme, ilişkide gerçekleşir.
Bu nedenle Kırmızı Kod: Zor Öğrenci sadece öğretmenlerin değil, eğitimcilik yolculuğunda olan herkesin okuması gereken bir eser. Hem sınıfta uygulayabileceğin bakış açıları sunuyor hem de öğretmen-öğrenci ilişkisini psikolojik bakışla yeniden yorumluyor.