Çocukluk ve yaşlılık birbirine benzer.Her iki
durumda da,değişik nedenlerle,insan oldukça savunmasız olur; hâlâ -ya da artık- etkin yaşantının bir parçası değildir,bu da-korunaksız,açık bir duyarlılıkla yaşamaya yol açar.Bedenimizin çevresinde görünmez bir zırh oluşması ergenlik döneminde başlar.Bu zırh bu dönemde oluşur ve ergin yaşam boyunca kalınlaşır.Gelişimi biraz da incininkıne benzer,yara ne denli büyük ve derinse,çevresinde oluşan zırh da o kadar güçlü olur.Ama sonra zamanla,çok uzun süre
giyilen bir giysi gibi en çok kullanılan yerlerinden
yıpranır,dikişleri atar ve ani bir hareket sonucu yırtılır.
Başlangıçta hiçbir şey fark etmezsin,zırhının hâlâ
seni sıkıca sardığını sanırsın,ama bir gün birdenbire,aptalca bir şey karşısında bir çocuk gibi nedenini bilemeden ağlamaya başlarsın.
İkimizin arasında doğal bir fark oluştu derken,işte
bunu söylemeye çalışıyordum.Senin zırhının oluşmaya başladığı dönemde,benimki çoktan lime lime olmuştu.
Çok uzun yaşadığım ve pek çok kişi yitirdiğim için artık biliyorum ki ölüler yokluklarıyla değil de -onlarla
bizim aramızda- söylenemeden kalan sözler yüzünden keder verirler asıl.