Tüm taktikleriniz aslında kararsızlığınızın sonucudur. Açık seçik ve net konuşmalısınız. Sorun konuşma yeteneğinizin olmamasından değil, içinizdeki tutarsızlıktan kaynaklanıyor.
Bu kadar yoğun suçluluk duygusu ve yetersizlik inancıyla kim bir aşk ilişkisine girse, sevildiğine inanamaz ve kendisine gösterilen ilgiye dayanamaz. Bunu hak etmediğine inanır.
Muhatabınız bir anda doğru kelimeyi ya da cümleyi bularak sorunu ifade eder. O anda anlaşıldığınızı ve bir adım daha ilerlediğinizi hissedersiniz, devamında duygularınızın yönü değişir ve rahatlarsınız. Karşınızdakinin isabetli tanımı sayesinde sorununuzun aslında ne kadar kötü olduğunun belki de ilk kez bilincine varırsınız. Yine de sadece anlaşıldığını hissetmenin bile insanı rahatlatmaya yetmesi ilginçtir.
Sorularınızı bedeninizin merkezine yöneltin, yanıt olarak belirecek durumu bekleyin. Bu hissi algılayın. Ama her zaman yaptığınız gibi probleminizi analiz etmeyin. (...) Sadece duyduğunuz hisse konsantre olun. Sürekli konuşarak araya girmeye çalışan içsel sesinize, "Tamam, anladım ama sana sonra döneceğim. Şu anda sadece içimdeki hisleri duyumsuyorum," deyin.