Hande

Hande
@ehandesende
bazen o an paylaşasım gelir, 'insan her şeyi nasıl isterse öyle algılayabiliyor.'
Kendisini rahatsız eden her şeyi kırıntılar haline getirip ceplerine dolduruyor, sonra da teker teker çıkarıp sabahlığının kurmaşına sürte sürte yok ediyordu.
Sayfa 44·Kitabı okudu
bugün burayı sağaltım aracı olarak kullanacağım.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Hande bir yorumu yanıtladı.
ov ye arabesk
Koluna denk gelen tükürüğü eliyle sildi ve hiç cevap vermeden açık mezara doğru ilerleyen kalabalığı takip ettik beraber.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Teşekkürler daha da dibe inmek gerek bazen evet😬🤠
Yaşamın iki ila üç yılı, çocuğun az gelişmiş Benliğinin ve diğerlerinin özerkliğini fark etmedeki eksikliğin normal olduğu bir narsisizm çağıdır. Büyüklenme, her şeye kadir olma, büyüsel düşünme, utanç duyarlılığı ve kişilerarası sınırların eksikliği, bu döneme dahildir. Bu dönemi aşmamız gerekir ama diğer tarafa geçerken bizi hoşgörecek ve sevgi gösterecek ebeveynlere ihtiyacımız vardır. Henüz göremediğimiz sınırları korumalarına, gerçekte kim olduğumuzu ve olabileceğimizi göstermelerine, utancı yönetip öfkeyi kontrol altına almada yardımcı olmalarına ve başkalarının dünyasında yaşamayı öğretmenleri için onlara ihtiyacımız vardır. Bu gerçekleşmediğinde çocukluk dönemi narsisizmine saplanıp kalabiliriz. Ayrılma-bireyleşme sürecini tamamlamakta başarısız olma narsisistik bir kişiliğe yol açar.
Sayfa 78·Kitabı okudu
İnsan doğasını öğrenmek çok güzel bir keşif. İlle de ebeveyn olduğun için ya da bunu istediğin için değil de merak ettiğin için okumak.
o sırada erkekler, bugün ne yesek
İçimi dinledim; onun sessiz tanıklığında, bunu dile getirebildiğimi sezdim.
Sayfa 236·Kitabı okudu
Değmez be ablacım
Özlü, böylece, Çocukluğun Soğuk Geceleri'nden dört yıl sonra yayımlanacak olan kitabı Yaşamın Ucuna Yolculuk'ta yaratacağı flanöz karakterin de temellerini atar sanki. "Aylak Adam" imgesini ters yüz eder; edebiyattaki aylaklık ve flanörlük kavrayışının ayarlarını bozan bir "kahraman" yaratır. Aylaklık ve flanörlüğün öznesini erkek olmaktan çıkarır.
Sayfa 141·Kitabı okudu
"Flanör, Fransızca kökenli (flâneur) "aylak kent gezgini" veya "amaçsızca dolaşan gözlemci" anlamına gelen edebi ve sosyolojik bir kavramdır. Sanayileşen büyük şehirlerde, kalabalıkların arasında telaşsızca gezip modern yaşamı, toplumu ve mimariyi gözlemleyen, detayları inceleyen, "kentte yürüme sanatı"nı icra eden kişidir."