Puan vermedi·288 syf.·
2026 1. kitabı
"İmam Seyyid Ali Hamanei: Hayatı, Kişiliği ve Mücadelesi" eserini bitirdiğimde hissettiğim ilk duygu, sadece bir liderin biyografisini değil, adeta asrımızın Kerbela duruşunun modern bir yansımasını okumuş olmaktı. Bir Şii olarak, İmam’ın sadece siyasi dehasını değil; o naif şahsiyetini, ilmi derinliğini ve Ehlibeyt ahlakıyla yoğrulmuş vakur duruşunu bu kitapta daha yakından tanımak beni çok etkiledi. Zindan yıllarından sürgünlere, devrim saflarından bugün omuzladığı büyük sorumluluğa kadar her sayfa, bir müminin izzetini nasıl koruması gerektiğini fısıldıyor. Kitapta özellikle dikkatimi çeken; İmam’ın zorluklar karşısındaki tevekkülü ve ümmetin birliği için dertlenen o hassas kalbi oldu. O, sadece bir devlet adamı değil; aynı zamanda bizler için ilmin, irfanın ve sabrın sarsılmaz bir kalesi. Kendi kimliğimizi, tarihimizi ve bugün durduğumuz yeri daha iyi anlamak adına bu eser, başucu kitabım olmaya aday. Rabbim, bu kutlu mücadele yolunda bizleri de sadıklardan eylesin.
İmam Seyyid Ali Hamaneiİsmail Bendiderya · Feta Yayıncılık · 20197 okunma
Mükemmel Bir Eser. Başucu Kitabı Olacak bir kitap
10/10
·656 syf.··
2026 13. kitabı
·
319 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 22:08
Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi, 12. yüzyılın bilinen ilk Türk mutasavvıfıdır. Yaşarken yetiştirdiği öğrenciler önce Orta Asya'ya, sonra da sırasıyla Anadolu ve Balkanlar'a tebliğ meşalesini taşımışlardır. Yeni yeni Müslüman olmaya başlayan Türklerin dini yaşayışını düzenlemek amacıyla "Hikmet" adını verdiği şiirler söylemiştir. Hoca Ahmet Yesevi'nin altmış üç yaşından sonra dergahına bir hücre yaptırdığı ve ölünceye kadar da oradan çıkmadığını hikmetlerinden anlarız. Hoca Ahmet Yesevi'nin yol evlatları olan öğrencileri, onun hikmetlerini her bir coğrafyaya taşımışlar ve birçok toplumun Müslüman olmasını da sağlamışlardır. Hoca Ahmet Yesevi, çok iyi derecede Arapça ve Farsça bilmesine rağmen; eserini Türkçe ve hece ölçüsü ile vermiştir. Türk'ün kültürel zevklerine uygun olarak İslam'ı anlatmıştır. Şiirler - hikmetler- otobiyografik özellik taşıyan birkaç hikmetle başlar. Sonrasında Allah ve peygamber sevgisi, Ehlibeyt, raşit halifeler ve sahabelere duyulan derin sevgi ve saygıyı anlatan şiirleri ile devam eder.
1000Kitap
Divan-ı HikmetAhmed Yesevi · Sağlam Yayınları · 2016349 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi··
Beğendi
Tarih severler için mükemmel ötesi. Ben sevmediğim için sırf Hz,Hüseyin , Peygamber efendimiz ve ehlibeyt hürmetine okudum. Ama son ufak bir kısmı kaldı ,sürekli belli bir döngüde devam ettiği için ara verdim ama tamamlayacağız. Bu benimle alakalı bir durum, kitap fevkaladenin fevkinde bir dile sahip.
Kerbela AteşiOrhan Yeniaras · Akçağ Yayınları · 200073 okunma
Puan vermedi·174 syf.··
2025 623. kitabı
Sona Son Kala: Mehmed Alagaş'ın Kıyamet Hazırlığı Üzerine Derin Bir Bakış Mehmed Alagaş, Türk düşünce ve ilim camiasında, Kur'an-ı Kerim'in güncel olaylarla irtibatını kuran eserleriyle tanınan bir yazar. 2008 yılında İnsan Dergisi Yayınları arasından çıkan Sona Son Kala, Alagaş'ın kıyamet alametleri, toplumsal çöküşler ve iklimsel felaketler üzerinden insanlığı uyaran önemli kitaplarından biri. 174 sayfalık bu eser, yazarın diğer çalışmalarını tamamlayan bir halka gibi duruyor; örneğin 2012 ve İki Deniz Arası ile birlikte okunduğunda, daha bütüncül bir resim çiziyor. Alagaş, inziva hayatı ve derin tefekkür geleneğiyle bilinen bir isim; eserlerinde bireysel ve toplumsal kurtuluşu, ayetlerin ışığında ele alıyor.Kitap, son yıllarda hızlanan küresel olayları –küresel ısınma, toplumsal kaoslar ve doğal afetler– bir hastanın yükselen ateşi gibi metaforik bir dille betimliyor. Yazar, geçmiş kavimlerin helak sebeplerini (örneğin Nuh, Ad ve Semud kavimleri) bugüne uyarlayarak, dünyanın "yaşayarak yaşlanan" bir hasta konumuna geldiğini savunuyor. Temel tez, kıyamete hazırlıklı olmanın zorunluluğu: Kur'an ayetlerini, hadis rivayetlerini ve modern bilimsel verileri harmanlayarak, okuyucuyu "sona son kala" uyanmaya çağırıyor. Alagaş, bir ayeti yedi yıl tefekkür eden bir ilim ehli olarak, kahinlikten uzak, ilimle sabitlenmiş tespitler yapıyor. Örneğin, iklim değişikliklerini Zülkarneyn kıssasıyla ilişkilendirerek, ayetlerin "vay be" dedirtecek öngörülerini vurguluyor.Alagaş'ın üslubu, ortalama bir okuyucuyu yormadan akıcı bir anlatımla ilerliyor; çarpıcı metaforlar ve güncel örnekler, metni dinamik kılıyor. Ancak, bazı bölümlerde mezheplere ve tarihi olaylara (Sıffın Savaşı gibi) dair eleştirileri, tarafsız bir gözle bakıldığında tartışmalı kalıyor –yazarın "tarafsızlık" vurgusu,
Alıntı
Sona Son KalaMehmed Alagaş · İnsan Dergisi Yayınları · 200840 okunma
Puan vermedi
İSLAMDA İRAN VE FARS KİMLİĞİ OLUŞUMU Miladi 7 yüzyılda Fars toplumu siyasi yönden bazı problemlerle iç içedir bizans'la olan savaşlar onu askeri açıdan oldukça yıpratmıştır ancak buna rağmen kültür ve medeniyetinin en olgun dönemini yaşamaktadır peygamberin vefatından 10 yıl sonra Fars ülkesi İslam devleti hakimiyetine geçer ancak bu değişimde mağlup taraf askeri yönüyle farsdır fakat kültür ve medeniyet açısından durum bambaşka bir niteliğe sahiptir düşünce inanç ve felsefede varlığını bütün gücüyle devam ettirir İnsan psikolojik yapısı gereği genellikle güçlü olana karşı ilgi duyar güçlü olanın doğru ve haklı olduğu anlayışı bu düşüncede yer etmiştir elbette ki yanlış bir düşüncedir Kadisiye savaşında farslıların yenilgisinden sonra güçlü ve Galip Müslümanlara farzlar meyleder ve bu Fatih insanların dini olduğu için İslam'ı benimserler bunun yanı sıra İslam'ın Galip tarafın dini olduğu için değil hak din olduğu için de iman etti benimseyenler de vardı fakat bunlar azınlıktı çoğunluk İslam dini Galip olan tarafın dini olduğu için benimseyenlerdir dolayısıyla İslam'ın geleceğinde bu farklılar kendilerini İslam'a değil İslam'ı kendilerine uydururlar böylelikle farslının kafasına kültür ve medeniyetine özgü bir İslam oluşur Eski güç ve imkanlarını konumlarını kaybeden farsların bir kısmı fırsatını bulduklarını Müslümanlardan intikam almak amacıyla taktik gereği Müslüman olmuş gibi görünürler bunlar kendilerini kamufle etmek asıl yüzlerini gizlemek için İslami örtüye bürünenlerdir bazen Zühtü ve takva bazen hazreti Ali ve evladı hayranlığı bazen felsefe ve hikmet renkleri içinde kendilerini gizlemişlerdir değişen şekilleri altında değişmeyen bir özü İslam düşmanlığıydı intikamlarını Müslümanların inançlarını bozmak itikatlarının şüphe ve yabancı unsurlar katmakla elde
Vahiyden KültüreCelaleddin Vatandaş · Pınar Yayınları · 2010460 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2025 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2025 21:14
Ahmet Turgut'un Kerbela Serisinin Son Kitabı. O Zamanlar Yaşanan Dramları Sanki Biz Yaşıyormuş Gibi Hissettiren Ahmet Turgut'u Tebrik Etmek Gerekiyor. Kitabı Okurken Sanki İmam Ali Seccâd'ın Yanındaki Bir Adammış Gibi Hissediyor Onun Sohbetlerine O Kadar Yakın Hissediyordum. Ehlibeyt, Şam Eziyetinden Sonra Hicaz'a Gönderilerek Siyasetten Uzak Bırakılmak İstenmektedir. Ehlibeyt'in Derdi Siyaset Veya Halifelik Değildi. Zira İmam Hüseyin Bu Yolda Şehit Olmazdı. Ehlibeyt'in Derdi Gerçek İslam'ın Yerine Riyakar Ve Tamahkar Bir İdeoloji Gelmesini Engellemekti. Bazıları İmam'ın Yolundan Gitti Bazılarıda Riyakarlık Yolunu...
Din
Aşkın SecdesiAhmet Turgut · Kapı Yayınları · 2013354 okunma