Sona Son Kala: Mehmed Alagaş'ın Kıyamet Hazırlığı Üzerine Derin Bir Bakış
Mehmed Alagaş, Türk düşünce ve ilim camiasında, Kur'an-ı Kerim'in güncel olaylarla irtibatını kuran eserleriyle tanınan bir yazar. 2008 yılında İnsan Dergisi Yayınları arasından çıkan Sona Son Kala, Alagaş'ın kıyamet alametleri, toplumsal çöküşler ve iklimsel felaketler üzerinden insanlığı uyaran önemli kitaplarından biri. 174 sayfalık bu eser, yazarın diğer çalışmalarını tamamlayan bir halka gibi duruyor; örneğin 2012 ve İki Deniz Arası ile birlikte okunduğunda, daha bütüncül bir resim çiziyor. Alagaş, inziva hayatı ve derin tefekkür geleneğiyle bilinen bir isim; eserlerinde bireysel ve toplumsal kurtuluşu, ayetlerin ışığında ele alıyor.Kitap, son yıllarda hızlanan küresel olayları –küresel ısınma, toplumsal kaoslar ve doğal afetler– bir hastanın yükselen ateşi gibi metaforik bir dille betimliyor. Yazar, geçmiş kavimlerin helak sebeplerini (örneğin Nuh, Ad ve Semud kavimleri) bugüne uyarlayarak, dünyanın "yaşayarak yaşlanan" bir hasta konumuna geldiğini savunuyor. Temel tez, kıyamete hazırlıklı olmanın zorunluluğu: Kur'an ayetlerini, hadis rivayetlerini ve modern bilimsel verileri harmanlayarak, okuyucuyu "sona son kala" uyanmaya çağırıyor. Alagaş, bir ayeti yedi yıl tefekkür eden bir ilim ehli olarak, kahinlikten uzak, ilimle sabitlenmiş tespitler yapıyor. Örneğin, iklim değişikliklerini Zülkarneyn kıssasıyla ilişkilendirerek, ayetlerin "vay be" dedirtecek öngörülerini vurguluyor.Alagaş'ın üslubu, ortalama bir okuyucuyu yormadan akıcı bir anlatımla ilerliyor; çarpıcı metaforlar ve güncel örnekler, metni dinamik kılıyor. Ancak, bazı bölümlerde mezheplere ve tarihi olaylara (Sıffın Savaşı gibi) dair eleştirileri, tarafsız bir gözle bakıldığında tartışmalı kalıyor –yazarın "tarafsızlık" vurgusu,