“Devrimlerimiz birbiri ardına başarısız kaldı, ki bu da adildir, hiç kimse işin özüne temas etmeye cesaret edemedi, kendi üzerine geri çekilerek kaynağın içinde sönen geçmişin evrensel mirasçısı olma iddiasında herkes.”
Felaket şart, felaket arzu edilir, felaket meşru, felaket tanrının lütfu, dünya daha ucuza yenilenmez ve eğer dünya yenilenmezse, kendisine mikrop bulaştıran insanlarla birlikte yok olmak zorunda kalacak.
İnsanlar evrene cüzzam gibi yayıldılar ve çoğaldıkça evrenin doğasını bozuyorlar, çoğalarak tanrılarına hizmet ettiklerini sanıyorlar, tacirleri ve papazları onların doğurganlığını onaylıyor, tacirler bu sayede zenginleştikleri için, papazlar ise kendi saygınlıkları artıyor diye onaylıyorlar.”
“Tarih büyük adamların eseridir, seçkinlerin boy ölçüştüğü kapalı alandır, yığınlar gösteriye kabul edilir, yıkıma sürüklendiklerinde ise ölülerine sineklerden daha fazla değer verilmez.”
“Entelektüellerimizin tek bildiği oyun oynamak, ruhanilerimizin tek bildiği de yalan söylemek, hiçbiri dünyayı yeniden düşünme üzerine kafa yormuyor, hiçbiri bize gerçekliği ölçüp biçme imkânı vermiyor, hepsi de kariyer peşinde; görgü kurallarını asla çiğnemeden birbirlerinin gözlerini oyma sanatındaki ustalıkları hayranlık verici!”