Biz bin yıl insanlığa ışık tutmuş bir milletiz. Bize ya-
raşan, insanlık ve ahlak çöküntüsü bakımından bir fe-
lakete giden Batı'nın arabasına atlamak değildir. Bize
yaraşan Müslüman ülkelerle adil, Hakk'a dayalı bir
birlik kurmak, Batı'ya da Doğu'ya da örnek olmaktır.
Doğu ile Batı'nın mukayesesinde manzara şudur:
Batı' daki insan gözleri kapalı, nereye gideceğini bilemiyor. Elleriyle birtakım hakikatleri arıyor, tutuyor, fakat bu değildir, diyor. Öbürünü tutuyor, bu da değildir
diyor. Batı' daki ilim adamının hali budur. Doğu' daki
ilim adamının hali ise bundan tamamen farklıdır. O,
ilim sarayının içine iman anahtarıyla giriyor. Kur' an-ı
Kerim' den almış olduğu işaret ve ilhamlarla onun her
tarafını aydınlatarak dolaşıyor, öğreniyor, öğretiyor.
"Bir üniversitede profesör
olabilirsiniz, Nobel ödülleri de alabilirsiniz, ama
ülkenizin insanı bugün olduğu gibi açsa, sefalet
ve zorluklar içerisindeyse, dünyada 300 bin çocuk
yoksulluk içinde açlıktan ölüyorsa, sizin Nobel
ödülleriniz ne işe yarar?"