Hukuk adamları ve hatırı sayılır gazeteciler ve hatta bir İngiliz Lordu, Londra Duruşması'nda kendilerini kuklalara dönüştürecek kadar alçalmışlardır.
O zamandan beri komünistler Almanya'ya karşı dünya çapında sistematik bir propaganda yürütmektedirler. Çünkü Nasyonal Sosyalistler'in onların en tehlikeli düşmanları olduğunu anlamışlardır.
Bütün bu sonu gelmez komünist ajitasyon masallarının arasında, Alman emperyalizmi çıkarına savaş hazırlıkları hikâyeleri, Fransa'ya karşı bir rövanş hazırlıkları, Danimarka, Hollanda, İsviçre, Baltık Devletleri ve Ukrayna'dan ilhaklar, Sovyetler Birliği'ne karşı bir Alman haçlısı, Parti ve Hükümet, özellikle Parti ve Ordu arası anlaşmazlıklar, kitleler arasında yayılan hoşnutsuzluk, Almanya'da yaşayan önderlere suikastlar, bir enflasyon hazırlığı ve tam ekonomik çöküşün geleceği, hükümlülere işkence edilmesi ve öldürülmesi, dini işkenceler ve her türlü kültürel vahşilik vardır.
Bu propagandacı aldatmaca binlerce kanal aracılığıyla, binlerce yöntemle yayılmıştır. Burjuva entelektüelliği bazen bilinçsiz, bazen bilinçli olarak bu karalama kampanyasına dahil olmuştur.
Bütün Avrupa başkentlerinde bu zehri tüm dünyaya yaymak için geniş ofisler kurulmuş, Komüntern tarafından yüklü miktarlarla bu ofisler işlerini gerçekleştirmeleri için finanse edilmiştir. Bu organizasyonlar uluslar arasında sürekli kargaşa merkezleridir. Mümkün olan bütün yollarla problem yaratmaktan hiç yorulmazlar.
Bu Bolşevik propagandadır. Hile, aldatmaca ve ikiyüzlülük kullanmak onların yaşadıkları form olmuştur. Amaçları ulusları birbirlerine karşı şüpheye düşürmek ve birbirlerinden nefret etmelerini sağlamak, böylece genel bir kargaşa ruhu yaymaktır.
Çünkü Bolşevistler, dağılmış ve şüphe içerisinde bir çağ dışında Komünist ideayı zafere ulaştıramayacaklarını çok iyi