Belki de o, Amerika'da yaşarken izini yitirdiğim ya da deri değiştirir gibi bir kenara bıraktığım ilkel yanım, "eski ben"in yerine geçmiş olan benzerimdi. Gölge benliğim, bana ait Dorian Gray portresiydi, tavan arasında yaşayan deli kardeşimdi, benim Bay Hyde'ım, kabataslak çizilmiş bir eskizimdi. Maskesiz, zincirlerinden boşanmış, salıverilmiş, terbiye edilmemiş bir ben...