Emily-kendini bildi bileli- kendisini muhteşem güzellikte bir dünyaya çok ama çok yakın hissederdi. Bu dünyayla arasında sadece incecik bir tül vardı ve o tülü henüz açamamış olsa da zaman zaman, bir an için hafif bir esinti tülü dalgalandırıyor, tülün ardındaki büyüleyici dünya küçük kızın gözüne ilişiyor ve kulağına olağanüstü birkaç nota çarpıyordu.
Uzunca bir süredir kendimi yollara vurmanın karşı konulmaz arzusuyla yanıp kavruluyordum. İçimde tıpkı kendini rüzgâra bırakan dağılmış bulutlar gibi oradan oraya sürüklenmek, gönlünce yolculuk etme arzusu bir türlü dinmek bilmemişti.