"... nedensellik konusunda, doğanın yasalarının ve düzeninin kökenini nesnel dış dünyaya değil de bilince, akla, mantığa, vb. yükleyen öznel eğilim, insan aklını doğadan koparıp ayırmakla kalmaz, doğayı aklın karşısına koymakla kalmaz, aklı doğanın bir parçası sayacağı yerde doğayı aklın bir parçası yapar."
"Marx'ın teorisinin şu ya da bu bölümlerinin, veya şu ya da bu formüllerinin değil de, genel olarak bütün ekonomik ve toplumsal teorisinin nesnel doğruluğunu gösterdiğinden, burada marksistlerin "dogmacılığından" söz etmenin burjuva ekonomisine bağışlanmaz bir ödünde bulunmak demek olduğu açıktır. Marksistlerin paylaştıkları Marx'ın teorisinin nesnel bir gerçek olduğu görüşünden çıkarılabilecek tek sonuç şudur: Marx'ın teorisiyle çizilmiş yolu izleyerek nesnel gerçeğe (gene de onu sonuna dek tüketmeksizin) gitgide daha çok yaklaşıyoruz; herhangi başka bir yolu izleseydik, yalan ve kafa karışıklığından başka bir yere varamazdık."
"Kuşkusuz unutmamalı ki, pratiğin ölçütü, aslında, insanın herhangi bir fikrini tümüyle hiçbir zaman, ne doğrulayabilir, ne de çürütebilir. Bu ölçüt de, insan bilgilerinin "mutlak" bilgiler olmasına izin veremeyecek kadar "belirsiz"dir; bununla birlikte idealizmin ve bilinemezciliğin bütün çeşitlerine karşı dinmez bir mücadeleye elverecek kadar da belirlidir."