ekinn

ekinn
@ekinida
Arama boşuna bulunmak istemeyeni.
Neden azmin bu kadar süreksiz? Sen mi yoksa davan mı yüreksiz? -mehmet akif ersoy
Reklam
Paylaşın sessiz kalmayın unutturmayın.
Bugün, içimizdeki acının ilk günkü gibi taze olduğu, boğazımızda bir yumruyla andığımız bir günün yıl dönümü. Bir yıl önce, 4 Ekim'de, gencecik iki fidanı, İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil’i, vahşi bir cinayetle kaybettik. Onlar 19 yaşındaydılar. Hayalleri, umutları, okulları ve yaşam sevinçleriyle dopdolu, bu ülkenin aydınlık geleceği olmaya aday iki öğrenciydiler. İkbal ve Ayşenur'un aramızdan koparılışı, yalnızca ailelerinin ve sevenlerinin değil, tüm vicdan sahibi insanların yüreğinde derin bir yara açtı. Onların yokluğu, bir yıl geçmesine rağmen, bizlere adaletin ve güvenli bir yaşam hakkının ne kadar elzem olduğunu her gün yeniden hatırlatıyor. Onlar "bir yok oldu" olarak hafızalarımıza kazınmak istenebilir, ancak biz biliyoruz ki İkbal ve Ayşenur yaşadıklarıyla, bıraktıkları izlerle ve uğruna mücadele ettiklerimizle aramızdalar. Onların gülümsediği fotoğraflar, yarım kalan hikayeleri ve çalınan gelecekleri, bizim için birer mücadele ateşi olmuştur. Bu yıldönümünde, bizler buradayız ve yüksek sesle haykırıyoruz: İkbal ve Ayşenur'u Unutmayacağız! Onların isimlerini, bu topraklarda kadına yönelik şiddet son bulana kadar dilimizden düşürmeyeceğiz. Adalet Talebimiz Bitmeyecek! Kadınların yaşam hakkını güvence altına alacak, şiddeti önleyecek mekanizmaların tam ve eksiksiz işlemesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Korkuya Boyun Eğmeyeceğiz! Bir kız kardeşimizin daha şiddet görmediği, her kadının sokakta, okulda, evde güvende hissettiği bir ülke inşa edene kadar omuz omuza duracağız. İkbal ve Ayşenur'un anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Bırakılan bu büyük boşluğu doldurmak mümkün değil, ancak onların anısını yaşatmak ve hayalini kurdukları o güzel, eşit ve güvenli dünyayı kurmak bizim elimizde. Bu acı yıldönümünde, tüm kız kardeşlerimize sözümüz olsun: Kaybedecek