Ben o kraldım ki buyurmaya alışık ağzımla öperdim kadınları, sarayımda neye değsen yumuşaktı, kokuluydu kadınca, soframda şaraplar vardı, her biri ayrı ülkeden, ve kadınlar en çok düşündüğünüz gibiydi en çok sarıydı saçları omuzlarından inerdi bellerine sarkardı göğüslerinden.
Gün battı mı borular çaldırırdım; herkes evine girerdi, yüz kapılı kentim kahkaha dolardı —herkes sevişirdi çünkü— ve herkes içerdi şarap dolu toprak testilerden: akşam oldu mu işte böyle akşam olmalıydı
ve istedin mi senin olmalıydı istediğin yoksa kral olmak ne?