“kim için yaşayabilirim, hangi gaye için? neyi arayacağım? ne için savaşacağım? neyin rüyasını göreceğim? hayatın çiçekleri döküldü, sadece dikenleri kaldı.”
Bir keresinde ona bir kitaptan, acıların insanları nasıl olgunlaştırıp büyüttüğüne dair birkaç satır okumuştum, o da hemen yapıştırmıştı: acılar insanı büyütseydi, şu anda benim bu eve sığmamam lazımdı.