Tolstoy'un bir yazısında buna ait bir kısım var: Iki kişi senli benli konuşmaya karar verir ama, bunu bir türlü yapamaz, hep şahıs zamiri kullanmaktan kaçınarak konuşurlar. Ah, Nataşa, bir gün onun "Çocukluk ve ilk Gençliğini" tekrar okuyalım: ne nefis eserdir.
Yani bununla böylece oğlumla bütün eski üzüntülerini, demin söylediğiniz gibi "ödev özlemini" tekrar canlandırmak istiyorsunuz. Kuramınıza göre bunun böyle olması gerekir.
Niçin benimle alay ediyorsun baba?dedi. Sana tam bir açık kalplilikle geldim. Senin düşünüşüne göre saçmalıyorsam, bana akıl ögret alay etme. Hem alay edilecek ne var? Pekala, bütün bu kutsal, yüksek saydığım şeylerde yanıldım diyelim, ben de birkac kere tekrarladığın gibi aptalın biri olayım. Yanılmak bana şerefimden, asaletimden zerre kadar kaybettirmez. Ne yapayım, yüksek fikirlere karşı yenilmez bir hayranlık duyuyorum. Varsın yanlış olsun, gene de temelinde kutsallık var. Demin söyledim ya; ne sen, ne yakınların bana yol gösterecek, beni peşinden sürükleyecek bir söz söylediniz. Onların dediklerini yalanla, daha iyi, daha güclü sözler söyle - seve seve izinizden geleyim. Yalnız alay etme benimle, buna çok üzülüyorum.