Hayat bir bütündür. Sen bu hayatın sadece bir parçasısın. Bu parçayla hayatı iyileştirmek veya kötüleştirmek, çoğaltmak veya azaltmak senin elindedir, öteki varlıkları iyileştirmek için, kendi hayatını onların hayatlarından ayıran engelleri yıkman, öteki varlıkları kendin gibi sayman ve sevmen gerekir. Yoksa onlardaki hayatı yok etmek senin elinde değildir. Öldürdüğün varlıkların cismi gözünün önünden silinebilir ama bu senin onları yok ettiğin anlamına gelmez. Sen kendi hayatını uzatmak için başkalarının hayatlarını kısaltmaya çalıştın. Fakat bunu yapamazsın. Hayat için, ne zaman vardır, ne de yer. Hayat hem bir andır, hem de binlerce yıl. Senin hayatınla, gördüğün veya görmediğin öteki varlıkların hayatları farksızdır. Hayatı yok etmek, ya da değiştirmek imkansızdır. Çünkü sadece o vardır. Geri kalan herşey sadece bir görüntüdür.
-Pişman mı olurum? Olmam dostum. Hayatta, günahlarımdan başka hiçbir şeye pişman olmadım. Bana göre insanın maneviyatından daha değerli bir şey yoktur.
-Ah sevgili dostum! İnsan, hiçbir zaman, tüm işlerini bitiremez. Mesela kadınlar bizim evde bir kaç gündür çamaşır yıkıyor, temizlik yapıyorlar, bayram hazırlığı. "Şu yapılmalı, bu yapılmalı" diyorlar ama iş bitmiyor ki. Büyük gelin akıllı kadındır. Onlara dedi ki: "İyiki bayram, bizim işleri bitirmemizi beklemeden geliyor. Yoksa ne kadar çalışırsak çalışalım, işlerin biteceği yok."
-Fakat kafa ile çalışmak kolay değildir. Bakın ellerimde nasır yok. Siz bunun için bana yemek vermiyorsunuz ama bilmiyormusunuz ki insanın kafasıyla çalışması elleriyle çalışmasından yüz kat daha güçtür. An gelir insanın kafası çatlar.